URI:
   DIR Return Create A Forum - Home
       ---------------------------------------------------------
       kitap
  HTML https://kitap.createaforum.com
       ---------------------------------------------------------
       *****************************************************
   DIR Return to: Kitabın Bölümleri
       *****************************************************
       #Post#: 231--------------------------------------------------
       12. İsyan
       By: yazar Date: December 22, 2021, 11:32 pm
       ---------------------------------------------------------
  HTML https://i.ibb.co/82NdMQN/sayfa12.png
       6.1 Ve zaman gelip geçti, âdemoğullarının
       sayısı artmıştı, o günlerde
       onların çok güzel, alımlı kız çocukları
       doğmuştu.
       6.2 Semaların / Boyutların evlatları olan
       melekler onları görüp arzuladılar. Birbirlerine: Bu
       insanların çocuklarından kendimiz için eşler
       seçelim ve kendi çocuklarımıza baba olmamızı
       sağlayalım dediler.
       6.3 Liderleri olan Şem(s)îâzâz (Azâzêl), onlara şöyle
       dedi: Korkarım ki böyle bir amel işlemek istemezsiniz!
       Ve ben de bu büyük günahı tek başıma ödemek
       zorunda kalmam.
       6.4 Hepsi birlikte ona karşılık verip dediler ki:
       Hep beraber bir ant içmemizi sağlayalım, birbirimizi
       lanet ile bağlayalım, böyle yapalım ki bu plan
       değişikliğe uğramasın ve bu plan etkili
       bir şekilde yürüsün.
       6.5 Sonrasında toplu olarak yemin ettiler ve her biri
       diğerini lanet ile bağladı.
       6.6 Hepsi tam olarak iki yüz taneydi. Yâred'in[33] günlerinde
       Hermon[34]/ Haram Dağının doruğuna indiler.
       Bu dağa Haram dediler, çünkü üzerinde yemin ettikleri ve
       birbirlerini lanete bağladıkları yer
       burasıydı.
       6.7 Bunlarda onların liderlerinin isimleridir. Onların
       lideri Şem(s)îâzâz ve diğerleri: Arâkîba, Armên,
       Kôkabîêl, Tâmîêl, Râmîêl, Dânîêl, Êzêqîêl, Barâqîêl, Asâêl,
       Armârôs, Batârîêl, Anânîêl, Zaqîêl, Samsâpîêl, Satarêl, Tûrîêl,
       Yômîêl, Asrâdêl.[35]
       6.8 'Bunlar, o iki yüz meleğin liderlerine ait olan
       isimlerdir ve diğerlerinin hepsi onlarla birlikteydi /
       Bunlar, iki yüz meleğin onlarcasını
       yönetenlerdir.'
       7.1 Hepsi kendileri için (dünyadan) eşler seçtiler,
       onlardan her biri kendisi için bir tane seçti. Ve onların
       içlerine girmeye başlayarak onlarla bağ kurdular.
       Onlara cazibeyi ve sihri öğrettiler. Onlara kökleri kesmeyi
       ve bitkilerle onları etkili hale getirmeyi gösterdiler.[36]
       7.2 Onlar da hamile kalarak fâni[37]/ dünyevî olanları
       doğurdular. Onların boyları üç
       arşındı.
       7.3 Bunlar, insanların elde ettiklerinin tamamını
       yiyerek tükettiler, ta ki insanlar kendi
       yaşantılarını sürdüremez hale gelinceye dek.
       7.4 Fâni olanlar insanların sonunu getirmek için onlara
       düşman oldular.
       7.5 Kuşlara, hayvanlara, sürüngenlere ve balıklara
       karşı günah işlemeye başladılar. Ve
       kendi aralarında onların etlerini /
       ırklarını hırsla yiyip tüketerek, üstelik
       kan içtiler / soylarını kuruttular.
       7.6 Sonrasında toprak / yeryüzü bu kanun kural tanımaz
       olanlar hakkında şikâyette bulundu.
       8.1 Azâzêl insanlara (metallerden) kılıç, hançer,
       kalkan ve zırh yapmayı ve onların arka
       planında ne olduğunu öğretti. Ayrıca onlara
       bilezik ve aksesuar yapma sanatını,
       gözkapağı için antimuan kullanımını /
       gözleri boyamayı, değerli taşlarla birlikte her
       türlü renkten boyama şekillerini gösterdi. Ve yeryüzü
       değişti.[38]
       8.2 Allah'a karşı büyük saygısızlık ve
       orada çok fazla zina vardı. Onlar yoldan çıktılar
       ve bütün yöntemleri ahlaksızlıktı.
       8.3 Şem(s)îâzâz bütün sihirleri ve köklerin nasıl
       kesileceğini gösterdi. Armârôs nasıl büyünün
       çözüleceğini, Barâqîêl yıldız falını /
       burçları, Kôkâbîêl ise yıldızların
       yapısını / düzenini (kahinliği), 'Tâmîêl
       astrolojiyi', Êzêqîêl bulutların bilgisini, Arâkîba
       yeryüzünün işaretlerini, Şemsîêl güneşin
       işaretlerini ve Asrâdêl / Sarîêl ayın sürecini
       öğretti.
       8.4 İnsanlığın çökerek / yok oluşu
       çığlığa dönüşü verdi ve sesleri
       semalara ulaştı.
       9.1 O zamanlar Mikail, Cebrail, İsrafil ve Ûriel semadan
       aşağı baktılar ve (oranın) kan gölüne
       döndüğünü ve her kötülüğün yeryüzünde
       işlendiğini gördüler.
       9.2 Ve birbirlerine seslendiler: Harabeye dönmüş yeryüzü,
       onların feryatlarını semanın
       kapılarına (kadar) taşıyor.[39]
       9.3 Şimdi siz semaların Allah'a ait olanları
       (melekler), insanların varlıkları şu
       şekilde feryat ediyor: En Yüce[40] ('Elaya'nın)
       yargılamasından önce bizi güven altına alın.
       9.4 Ve Mâlik olan Rablerine dediler ki: Rab
       dışında yok Rabler, Allah dışında
       yok İlahlar, Melîk dışında yok Melîkler!
       Senin heybetinin hükümdarlığı yeryüzünün tüm
       nesilleri içerisinde ve Senin isminin yüceliği ve
       şanı, yeryüzünün tüm nesilleri içerisinde süre
       gelmektedir. Senin eserin mübarek ve övgüye
       layıktır.[41]
       9.5 Her şeyi Sen yarattın ve her şeyin üzerinde
       güç sahibi (ancak) Sensin. Her şey örtüsüz, açık bir
       şekilde önünde, her şeyi gören (Basîr’sin), Senden
       hiçbir şey saklı kalmaz.
       9.6 Görüyorsun Azâzêl'in ne yaptığını!
       Âlemde itaatsizliği / günahkârlığı
       öğretti ve semalarda tutulan, belirli bir zamana ait
       olmayan sırların tümünü açığa vurdu.
       9.7 Kendisiyle birlikte olanları yönetme yetkisi
       verilmiş olan Şem(s)îâzâz'ın bilindik büyüleri
       yaptığını görüyorsun.
       9.8 Toplu olarak toprağa ait insanlığın
       kızlarına vardılar. Onlarla uzandılar,
       kirlendiler ve onlarda bu günahları medyana getirdiler.
       9.9 Böylece o kadınlar da fâni olanları
       doğurdular, bundan dolayı da bütün dünya kanla ve
       adaletsizlikle doldu.
       9.10 Şimdi ise ölenlerin rûhları / şuûrları
       ağlıyor ve semanın kapılarında feryat
       ediyorlar. Ayrıca onların acıları
       arttı, dünya da işlenen bu haksızlıktan /
       kötülükten kaçmaya da muktedir olamıyorlar.
       9.11 Ve sen her şeyi bilensin (Alîmsin), öncesinde ne
       olacağını da bilirsin, bu (olanları) ve
       onların her birinin endişe ettiklerini de bilirsin.
       Ama bize hiçbir şey söylemiyorsun. Onlara bu (durum) ile
       alakalı ne yapmamız lazım?
       -------------------------------------------------------
       [33] Yâred: Hânokh'un babasıdır.
       [34] [size=9pt] חרם (haram) Bu dağın
       Ağrı / Agirî, ateşli dağ olması ihtimal
       dahilinde.
       [35] Müddessir 74/30-31 *İsmi yazılan melekler 19
       adet.
       [36] Cin 72/6
       [37] Ek-bilgi: Dünyada insanlarla bağ kuran (cin) melekleri
       ve doğan evlatları Kur'anda Yecûc ve Mecûc olarak
       anlatılmaktadır. "Devler/Giants": Kökeni, eski-yunanca
       olan "Gegenes" kelimesinden gelir ve manası "dünyevi / fâni
       olanlar"dır. Etimoloji: etymonline.com/search?q=gegenes
       İbranice metinlerde ise, kitap bölüm no.19 #106.17deki bu
       melez ırk "gibborim" olarak yazılıdır,
       "gabar" kökünden gelen sözcüğün manası: gücü-kuvveti
       büyük olan, despot, gaddar, avcı, güçleri olan
       manalarına gelir. Kaynak: concordances.org/hebrew/1396.htm
       Masal devi hikayeleri, kelimelere verilen yanlış
       anlamlardan dolayı ortaya çıkmıştır. 1
       Arşın yaklaşık 75cm denk gelir, bunun 3000
       katıda 2 kilometre'den fazladır. Böyle birşeyi
       kadınların doğurması/vücut vermesi söz
       konusu olamayacağından, kitapta " fâni olanlar"
       sözcüğü kullanılmıştır. Bu kitabın
       bir nüshasında,  ayrıyeten ölüdeniz yazmalarında
       boyları üç arşın olarak geçer.
       [38] Hicr 15/39
       [39] Cin 72/12
       [40] Ek-bilgi: "على": "Alâ" (arapça) -
       İbranice:
       "עִלָּיָא": En
       yüksek noktayı/dereceyi, yüceliği ve üstünlüğü
       temsil eden bu sözcük, çeviri metninde aramca kökeni baz
       alınarak kullanılmıştır.('Elaya) :
       atour.com/cgi-bin/dictionary
       [41]Ek-bilgi: Arapça ve İbranice, diğer bir semitik
       dil olan ve kullanımı m.ö. 3000'li yıllara giden
       Aramice'den türemiş dillerdir. Bu bağlamda çeviri
       yapanlar bu noktada hataya düşmüş ve şu
       şekilde tercüme etmişlerdir: "Rablerin Rabbi,
       Kralların Kralı, Tanrıların
       Tanrısı" şeklinde ki, bu yalnız bir
       İlahın olduğunu söyleyen metinlerde çelişki
       doğurmakta. Burada aynı Arapçada: "
       لَا إِلَهَ
       إِلَّا
       اللَّهُ " -"lâ ilâhe
       illâllahu" dizilimindeki illâ sözcüğü "
       إِلَّا ":
       dışarısında/dışında
       manasına gelen İngilizcedeki "of" sözcüğünün
       köküyle aynı manadadır. Sahip olduğunuz
       şeyleri, bir daire içerisinde kabul ederseniz. O dairenin
       dışında olmayan her şey sizin sahip
       olduğunuzdur.[/size]
       *****************************************************