URI:
   DIR Return Create A Forum - Home
       ---------------------------------------------------------
       kitap
  HTML https://kitap.createaforum.com
       ---------------------------------------------------------
       *****************************************************
   DIR Return to: Kitabın Bölümleri
       *****************************************************
       #Post#: 223--------------------------------------------------
       20. Nûh
       By: yazar Date: December 22, 2021, 11:26 pm
       ---------------------------------------------------------
  HTML https://i.ibb.co/r6X7dHq/sayfa20.png
       65.1 O günlerde Nûh yeryüzünün battığını /
       çöküşe geçtiğini gördü, bu yıkımın
       yaklaştığını gösteriyordu.
       65.2 Oradan hareket etti, yeryüzünün sonlarına (kutuplara
       doğru) gitti, dedesinin babası olan Hânokh'u
       çağırdı, Nûh acıklı bir ses ile üç
       kere: Duy beni, Duy beni, Duy beni! diye seslendi.
       65.3 Ona dedi ki: Anlat bana, dünyanın başına
       gelen de nedir? Yeryüzü çok sarsıldı ve
       çalkalandı, onunla birlikte ben de mi yok olup
       gideceğim!
       65.4 Bundan sonra yeryüzünde büyük bir titreşim meydana
       geldi, semalardan bir ses duyar duymaz, yüz üstü
       kapaklandım.
       65.5 Dedemin babası Hânokh yanımda beliriverdi ve bana
       şöyle dedi: Niçin acıklı bir halde ağlayarak
       ve göz yaşları içerisinde beni
       çağırdın?
       65.6 Rabbinin huzurundan yeryüzünde yaşayanlara dair bir
       emir dışarı çıktı ve onların sonu
       gelmek üzere. Çünkü onlar meleklerden gizemleri ve şeytani
       olanların tüm yanlış / şiddet içeren
       işlerini, onların her gizli yeteneğini, tüm
       tılsım sanatları sergilemekteki hünerlerini, her
       türlü cazibe / büyü yeteneklerini ve yeryüzünün
       tamamını eğri büğrü hayal / fikir / imgeleme
       yoluyla, kıvırma yeteneğini öğrendiler.
       65.7 Dahası gümüşün yeryüzünün tozundan nasıl
       üretileceğini ve yerden nasıl nikel /
       yumuşatılmış metaller
       yapacaklarını da (öğrendiler).
       65.8 Önceden kurşun, çinko / kalay, gümüş gibi
       yeryüzünün (tozundan) üretilmezdi, onları üreten bir
       kaynağın içine oturan bir melek (vardı) ve o
       melek tarafından onlara
       dağıtılırdı / o melek fazilet
       sahibiydi.
       65.9 Bundan sonra dedemin babası Hânokh, beni elleriyle
       kavrayarak yukarı kaldırdı ve bana dedi ki:
       Rûhların Sahibine dünyadaki karışıklık
       hakkında istirhamda bulunduğum üzere sen git
       (artık)![61]
       65.10 Onların emre itaatsizlikleri yüzünden cezaları
       karara bağlandı. Çünkü sihirleri
       araştırıp öğrendiler / ortaya
       çıkardılar ve egemen oldular. Ayrıca ben bir
       yana, (onlar) uzun süre (dünyada) tutulmayacak /
       sayılmayacaklar. Yeryüzü ve üzerinde yaşayanların
       hepsi yıkıma uğrayacak.
       65.11 Onlar için sığınabilecekleri bir yer de
       sonsuza dek olmayacak. Onlar gizli olan her şeyi insanlara
       gösterdiler ve lanetliler / dışlanarak
       cezalandırılacaklar. Fakat bu senin için geçerli
       değil evladım. Rûhların Sahibi bilir ki, sen bu
       kınanmış gizemler hakkında
       arınmış ve suçsuz bulunmaktasın.
       65.12 O senin ismini Allah'a ait olanların arasına
       dahil etti ve seni kuru toprak üzerinde yaşayanların
       üzerinde tutacak, doğruluk üzere olan onurlu, şerefli
       hükümdarları senin zürriyetine yazdı. Ebediyete kadar
       senin soyun, âdil ve kutsanmış bir kaynaktan
       dışarı akarcasına sayılamaz kadar çok
       olacak.
       66.1 Bundan sonra cezayı gerçekleştirecek olan
       melekleri bana gösterdi, onlar yerin altında bulunan suyun
       bütün güçlerini serbest bırakarak, toprak üzerinde
       yaşayanların tümüne cezayı ve
       yıkımı getirmek için gelmeye
       hazırdılar.
       66.2 Rûhların Sahibi, dışarı çıkmakta
       olan suyun güçlerinden sorumlu olan meleklere: Ellerini
       yukarı kaldırmasınlar / Kuvvelerin maharetiyle
       suyun yükselmesine neden olmasınlar, sadece beklesinler!
       Şeklinde emir verdi.
       66.3 Ve Hânokh'un huzurundan ayrıldım.
       67.1 O günlerde Rabbimden bir söz / kelime bana ulaştı
       ve seslendi: Bak kaderin / ölçün / miktarın Benim önüme
       geldi. Kınanma olmayan bir ölçü, sevgi ve dürüstlüğün
       ölçüsü / takdiri.
       67.2 Şimdi melekler, ağaca ait bir tertibat /
       mekanizma inşa ediyorlar, onlar bu işi
       tamamladıklarında, Ben de hünerimi / kudretimi onun
       üzerine koyacağım ve onu muhafaza edeceğim.
       Hayatın oluşmasına sonuç verecek olanlar ondan
       çıkacak ve bir değişiklik meydana gelecek, kuru
       toprak o şekilde boş kalmayacak.
       67.3 Benim önümde senin soyunu kuşaklar haline
       getireceğim, her şeye doğru ebediyen. Seninle
       beraber toprak üzerinde bulunanları yeryüzüne
       yayacağım. Senin soyun bereketsiz olmayacak ve mübarek
       kılınacak. Ayrıca Rabbinin hakkı için toprak
       üzerinde sayılarını arttıracaklar.
       67.4 Öncesinde Hânokh, batı tarafında altın,
       gümüş, demir, yumuşak metal / nikel ve kalay / çinko
       maden yığınlarının
       (göktaşlarının) yakınlarında, onlara
       küfrü / adaletsizliği gösteren meleklerin, o parlayan /
       alevli vadinin içine kapatılacak olduklarını bana
       gösterdi.[62]
       67.5 O vadiyi / geçidi orada gördüm, (o) yerde büyük bir
       sarsıntı ve sularda ise (derin) bir dalgalanma
       vardı.
       67.6 Bunların tamamı orda olurken, (kızgın)
       alevden, erimiş metalden medyana gelen (set), onları
       titreşimden dışarı, o yerin içerisine
       salladı. Sülfür / Kükürt kokusu açığa
       çıktı ve o, sularla karıştı.
       İnsanların doğru yoldan çıkmasına neden
       olan meleklerin vadisi de, o yerin altında
       yanmaktadır.[63]
       67.7 O yerde ki vadinin içinde, boydan boya akan ateşin /
       enerjinin akımları, o meleklerin mahkum edildikleri
       yerdir, onlar toprak üzerinde yaşayanların doğru
       yoldan çıkmasına neden oldular.[64]
       67.8 O günlerde o sular, hükümdar, muktedir ve soylu / asil
       olanlar ve yeryüzünde yaşayanlar için olacak / onlara
       hizmet edecekler. Canları ve beden için bir şifa ve
       aynı zamanda rûhlarına ait bir karar (olacak). Çünkü
       onlar, rûhlarını / şuûrlarını
       tamamıyla arzularına kaptırdılar ve kendi
       bedenlerinde ceza görmeliler. Aynı zamanda Rûhların
       Sahibini inkâr etmelerinden ötürü, her gün kendilerine ait
       cezayla yüzleşecekler, ayrıca hâlâ O'nun adına
       (da) inanıp / güvenmezler!
       67.9 Kendilerine ait bedenlerin yanması arttıkça /
       daha fazla beden şiddetli olarak yandıkça,
       üzerlerindeki canları daima / ebediyete kadar bir yenisi
       ile değişecek. Hiç kimse gereksiz bir söz söyleyemez,
       Rûhların Sahibinin huzurunda.[65]
       67.10 Bedensel arzularını dinleyerek şehvete
       düştüklerinden ve Rabbe ait rûhu (emri) inkâr ettiklerinden
       dolayı böyle bir ceza başlarına gelecek.[66]
       67.11 O zamanlarda o suların kendileri
       sıkıntılı / acılı bir
       değişime maruz kalırlar, zira o çağlardaki
       (günahkâr) meleklerin cezalandırıldığı
       zamandan itibaren, kaynaklara ait suların
       ısısında bir değişim meydana gelir,
       ayrıca o melekler yükseldikçe / arttıkça bu
       kaynakların suları değişir ve soğuk
       olur.
       67.12 Allah'a ait olan Mikail'i duydum, cevap vererek seslendi:
       Bu hüküm, meleklerin ne ile mahkum edildiğinin, hükümdar
       olanlar, güç sahipleri ve dünyayı avucunda tutanlar için
       bir ifade vermesidir.
       67.13 Çünkü bu karara ait sular, (beşer olan) hükümdarlar
       ve kendi bedenlerinin arzuları için şifa olur. Ama
       onlar görmeyecekler, bu yüzden de o (aynı) suların
       değişerek, ebediyen yanan bir ateşe
       dönüşeceğine inanmayacaklar.
       68.1 Bundan sonra dedemin babası Hânokh, bütün gizemleri
       açıklayan bir kitapta, ona verilmiş
       kısasları bir araya toplayarak, Kıssalar
       Kitabının kelimeleri altında bana verdi.
       -------------------------------------------------------
       [61] Ek-bilgi: Metinde "Rûhların Sahibi" diye çevirilen
       kelimeleri, "Rûhların: Emirlerin","Sahibi: Rabbi /
       Efendisi" olarakta çevirilmesi mümkün. Ancak rûh kavramı,
       yunan mitolojisi ve asya felsefelerinin etkisi altında
       kalmış ve anlamı büyük ölçüde yitirmiştir.
       İlahi kitaplarda "rûh", Allah'tan gelen emirleri ve
       müteakiben işleyişi niteler, ilaveten yok olan
       gaddarların varlıkları, “şeytani rûhlar”
       şeklinde kitap bölüm no.15’te yer bulmuştur.
       [62] Kehf 18/95 Ek-bilgi: Teorik olarak ışıldayan
       vadi Orion / Avcı
       takım-yıldızıdır. Betelguese ve Rigel
       adlı iki dev yıldızın tam ortası.
       [63] Kehf 18/96
       [64] Kehf 18/97
       [65] Zümer 39/23 – Nebe 78/37
       [66] Ali İmran 3/56
       *****************************************************