DIR Return Create A Forum - Home
---------------------------------------------------------
kitap
HTML https://kitap.createaforum.com
---------------------------------------------------------
*****************************************************
DIR Return to: Kitabın Bölümleri
*****************************************************
#Post#: 220--------------------------------------------------
21(b). Kıssalar II
By: yazar Date: December 22, 2021, 11:24 pm
---------------------------------------------------------
HTML https://i.ibb.co/HTDFQZN/sayfa21b.png
45.1 Bu İkinci kıssa, Allah'a ait olan
yaşanılan yerin ve Rûhların Sahibinin
namını görmezlikten gelenlere istinadendir /
onların kaygısıdır.
45.2 Onlar semalara yükselemeyecek, yeryüzüne de gelemeyecekler,
Rûhların Sahibinin namını görmezlikten gelenlerin
nasibi / payı öyledir, bu yüzden bunlar keder ve
ızdırap gününe saklanırlar.
45.3 O gün Benim seçtiğim kişi şerefine ait
tahtın üzerine oturur, amellerinin ve (sahip
olacağı) yerlerin arasından sayısız /
hesapsız bir şekilde seçer. Onlar Benim seçtiğim
kişiyi gördüklerinde, onların özleri / gönülleri kendi
içlerinde kuvvetli hale gelir, onlar ki Benim Özelliklerinde
Ayrı, Yegane Olan (Vâhid) ismime başvurdular.
45.4 O gün seçilmiş olanın onların arasında
yaşamasına yol açarım, semaların biçiminde
değişim gerçekleştirerek, onu Allah'ın
sonsuz bir nimeti ve sonsuz bir nur / yaşam
ışığı yaparım.
45.5 Arzda da değişim / dönüşüm
gerçekleştireceğim, seçtiğim kişilerinde
onun üzerinde yaşamasına yol açacağım.
Ayrıca o günah ve suç işleyenler onun üzerine ayak
basamayacaklar.[78]
45.6 Gördüğüm ve huzurla tatmin olduğum üzere âdil
olanları kendi önüme yerleştirdim, fakat
günahkârların Benim huzuruma gelmelerinden önce bir ceza
olacağı için, onlara yeryüzünde ölümü
tattırabilir / mahvedebilirim.
46.1 Orada, günlerin (zamanın) önünde bir özelliğe
sahip olan (El-Evvel'i) gördüm ve O'nun ön tarafı yün gibi
beyazdı. O'nunla beraber ikinci bir kişi vardı.
Onun siması bir adamın görünümünü
andırıyordu ve yüzü Allah'a ait olan meleklerinki gibi
hoşnutlukla / zârafetle doluydu.[79]
46.2 Benimle yol alan, bana tüm saklı şeyleri gösteren
meleklerden birisine bu âdemoğlu hakkında sordum:
Kimdir o, nereden gelmiş, neden Günlerin Önünde Olan ile
birlikte gidiyor?
46.3 Bana cevap verdi ve şöyle dedi: Bu âdemoğlu
adalet sahibi ve adalet onunla birlikte yaşıyor ve tüm
saklı hazineleri / bilinmeyen zengin bilgi
kaynaklarını o ortaya çıkarır / bildirir.
Çünkü Rûhların Sahibi onu seçti. Onun nasibi / ölçüsü her
şeyin üstesinden gelir, doğruluk / dürüstlük içinde
Rûhların Sahibinin huzurunda ebediyen.[80]
46.4 Gördüğün bu âdemoğlu hükümdarları, kuvvetli
olanları ve saltanatlarından güç alanları
dinlendikleri yerden kaldıracak. Gücü kontrol edenleri
gevşeterek / çözecek ve günahkârların dişlerini
kıracak.
46.5 Hükümdarları tahtlarından / hakimiyet
merkezlerinden ve saltanat sürdükleri yerden
dışarı atacak. Çünkü O'nu (Allah'ı)
övmediler ve hamd / şükür etmediler. Doğruluğunu
alçak gönüllülük ile kabul etmezler, nerden (bu)
hükümdarlığın onlara verildiği!?
46.6 Gücü kontrol edenleri defedecek ve onlar utanç ile
dolacaklar. Karanlık onların barınağı
haline gelecek ve solucanlar [81] onların yatağı
olacak. Onların yataklarından kalkmak için hiçbir
ümidi olmayacak, çünkü Rûhların Sahibini hamd ederek
yüceltmezler.
46.7 Bunlar semaların yıldızlarına
değer biçenler, hünerlerini En Yüceye ('Elaya)
karşı arttırdılar, yeri çiğneyerek onun
üzerinde yaşarlar, tüm yaptıkları işler
adaletsizlik, onların yaparak ortaya koydukları da
adaletsizlik, onların güçleri kendi zenginliklerinde,
onların inançları da kendi elleriyle
yaptıkları tanrılarda ve Rûhların Sahibinin
namını görmezlikten geldiler.[82]
46.8 O'na ait cemaatin ve Rûhların Sahibinin ismine tutunan
dini bütün olanların bulunduğu yerden kovulacaklar.
47.1 O günlerde hak sahibinin duasıyla âdil olanları
soyu, Rûhların Sahibinin önünde yeryüzünde artışa
geçer.[83]
47.2 O zamanlarda Allah'a ait olan yüksek semalarda yaşayan
kimseler, tek ses oluverecekler. Akışa geçen hak
sahibinin soyundan dolayı (onlar) temenni edecek, dua
okuyarak zikredecek, şükredecek ve Rûhların Sahibinin
namını övecekler. Hak sahibinin duası,
Rûhların Sahibinin önünde değersiz olup / boşa
gitmez. Böylelikle onların cezaları
uzatılabileceğinden, ebediyen ızdırap
çekmeyecek / mağdur olmayacaklar.
47.3 O günlerde Günlerin Önünde Olanı gördüm,
şanına ait tahta çıkarak oturdu.
Yaşayanların kitapları O'nun huzurunda
açılmıştı. O'nun bütün
kalabalığı / orduları, yüksek semada
barınanlar ve O'nun çevresinde olanlardı.
47.4 Allah'a ait olan kimselerin kalpleri neşe ile doldu.
Çünkü adaletin / hakkın rakamları (yerine)
ulaşılmış ve hak sahibinin duası
duyulmuş / onaylanmıştı. Hak sahibinin
soyundan biri, Rûhların Sahibinin önünde talep
edilmişti 've hak sahibinin soyu (gemiyi) doldurdu'.[84]
48.1 Orada adaletin / doğruluğun bitmez tükenmez
pınarını gördüm. Onun etrafında birçok
hikmet kaynakları vardı. Susayanların hepsi
onlardan dışarı akandan içtiler ve hikmetle
doldular. Onların barındıkları yerler
sadık olan / hak sahipleri, Allah'a ait olanlar ve
seçilmişler ile birlikteydi.[85]
48.2 O saat içinde, o âdemoğlunun ismi Rûhların Sahibi
tarafından konmuştu ve onun namı Günlerin Önünde
Olan (El-Evvel'in) huzuruna geldi.
48.3 Güneş ve işaretler (burçlar) yaratılmadan,
semanın yıldızları (dahi)
oluşturulmadan önce, onun namı Rûhların Sahibinin
huzurunda tayin edilmişti.[86]
48.4 O, âdil olanların ve Allah'a ait olanların bir
önderi olacak, bunun üzerine onlar birbirlerine destek
olacaklar, hiç düşüşe geçmeyecek, medeniyetler için
bir ışık ve kalbinde hastalık olanlar içinse
bir umut.[87]
48.5 Arzda bulunanların tümü, ona (Âdem'e) saygıyla
eğilerek onun üstünlüğünü kabul ederler, ona dua
ederek överler, Rûhların Sahibinin namı için ilahiler
söylerler.
48.6 Bu amaç için o seçildi ve o, dünya bile yaratılmadan
önce O'nun (Allah'ın) huzurunda saklıydı. O
ebediyen O'nun huzurunda olacak.
48.7 Ve Rûhların Sahibine ait olan hikmet, onda
açığa çıkarıldı. Allah'a ait olan ve
âdil olanlar için, sadık / hak sahiplerinin ölçüsünü güven
altına alması için, çünkü onlar bu dünyevî hayatı
istemedi ve tenezzül etmediler. Dünyaya ait adaletsizliğin
vuku bulduğu her (yanlış) ameli ve yolu
istemediler. Rûhların Sahibinin hakkı için onlar
kurtarılacaklar. Ayrıca o da onların
hayatlarının intikamını alan olacak.[88]
48.8 O zamanlarda ellerinin işlediği amellerden
dolayı, yeryüzünde hükümdar olan, dünyayı ele geçiren
ve güçlü / kuvvetli olanların yüzleri yere doğru
eğilecek. Onların korkuya kapılarak
başlarına bela olacak o günde, kendi nefeslerini
kurtarmaya muktedir olamayacaklar.
48.9 Onları kendi seçtiklerimin avuçlarına
yerleştireceğim, ateşteki saman misali âdil
olanların yüzünün önünde yanacaklar ve Bana ait
olanların yüzünün önünde, sudaki kurşun misali
batacaklar ve onlara ait hiçbir iz de bulunmayacak.
48.10 Onların başına bela olacak günde, dünyada
sükunet hakim olacak, onun önünde olanlar zapt edilecek /
karanlığa bastırılacaklar ve tekrardan
ortaya çıkmayacak / kalkamayacaklar. Onları onun
elinden alabilecek veya yukarı kaldıracak hiç kimse de
olmayacak. Çünkü onlar Rûhların Sahibini ve kendisini Allah
yolunda hizmete atamış olanı / yağ ile
kutsanmış olanı görmezlikten geldiler.
Rûhların Sahibinin şanı yücedir.
49.1 Hikmet su gibi aktığı için onur /
saygınlık / hale kesilmez, her şey O'nun
huzurunda ebediyen.
49.2 O, adaletin tüm bilinmeyenlerini yetkisinde
barındırdığı üzere, haksızlık
bir gölge gibi göçüp gidecek ve hiçbir kalıcılık
gösteremeden son bulacak. Çünkü seçilmiş olan (Âdem)
Rûhların Sahibinin huzurunda durmaktadır. Onun
şanı her şeye doğru ebediyen, onun enerjisi
/ gücü tüm oluşumlar / nesiller için.
49.3 O'nun içinde hikmetin rûhu / emri barınır, ona
ait bu rûhtan kim anlayış gösteriyorsa ona pay verir,
ilmin ve gücün rûhu, bu kimselerin rûhu / şuûrları,
adalet / doğruluk üzerine uyur.[89]
49.4 Gizli Saklı olan şeyleri yargılayacak. Kimse
onun huzurunda gereksiz bir söz söyleyemeyecek. Çünkü O'nun
(Allah'ın) dilemesine bağlı olarak, o kişi
(cennet için) seçilmiş olacak.
50.1 O zamanlarda Allah'a ait olan ve seçtiği
kişilerde bir değişiklik meydana gelecek.
Günlerin ışığı onların üzerinde
barınacak, şan ve şeref Allah'a ait
olanların üzerine geri dönecek.
50.2 O dert gününde kötülük, günahkârlar üzerinde toplanacak,
fakat âdil olanlar, Rûhların Sahibinin hakkı için
üstesinden gelecekler. O diğerlerinin de (buna)
tanıklık etmesini sağlayacak, böylece onlar tövbe
edebilir ve kendi elleriyle ürettiklerinden vazgeçebilirler.[90]
50.3 Onların Rûhların Sahibinin huzurunda
onurları da olmayacak, fakat O'nun ismi (Rahman)
kapsamında kurtarılmış olacaklar ve O'nun
rahmeti çok büyük olduğu için Rûhların Sahibi onlara
merhametini gösterecek.
50.4 O, hükmünde adildir ve O'nun nurunun /
şanının / görkeminin huzurunda, O'na ait hükme
karşı (hiçbir) adaletsizlik / sadâkatsizlik ayakta
duramayacaktır. Her kim olursa olsun, eğer tövbe etmez
olur ise yıkılacak / gözden kaybolacaktır.[91]
50.5 Rûhların Sahibi buyurur: Ve O andan itibaren
onların üzerine merhamet etmeyeceğim.
51.1 O zamanlarda arz, O'na bırakılmış /
emniyete alınmış olarak geri dönecek. Ve
Şeol O'na bırakılmış olarak teslim
aldıklarıyla geri dönecek. Ve cehennem sahip
olduklarını geri verecek.
51.2 O onların arasından, âdil olan ve Allah'a ait
olanları seçecek, (böylece) o gün geldiğinde
kurtarılmış olurlar.
51.3 O zamanlarda seçilmiş olan tahtının üzerine
kurulur, o (taht) Rûhların Sahibi tarafından ona
verdiği ve o da bu şerefe layık olduğu
üzere. İlmin ve düşüncelerin tüm bilinmeyenleri onun
ağzından çıkacaktır.[92]
51.4 O günlerde dağlar, koçlar gibi sıçrayacak ve
tepelerin / yüksek yerlerin kaynağı süte doymuş
kuzular gibi olacak, onların hepsi, semalardaki meleksi
varlıklar olacaklar.
51.5 Onların yüzleri neşe ile aydınlanarak /
parlayacak, çünkü o zamanlarda seçtiği kişi ortaya
çıkmıştır. Ve arz / genişlik / yer
keyiflenecek, âdil olanlar onun üzerinde yaşayacaklar ve
cenneti kazananlar onun üzerinde yürüyecek ve oynayarak /
eğlenecekler.
52.1 O günlerden sonra tüm saklı görüntüleri o yerde
gördüm. Rüzgârın / Akımın hortumu beni
yukarı aldı ve batıya doğru
taşıdı.
52.2 Gözlerimle semalara ait saklı şeylere, arzda var
edilecek tüm şeylere orada şahit oldum. Bir demir
dağı (göktaşı), bir bakır
dağı, bir gümüş dağı, bir altın
dağı, bir yumuşatılmış metal /
nikel dağı, bir kurşun dağı.
52.3 Benimle yol alan meleğe sordum ve şöyle dedim: Bu
saklı olan gördüklerimde ne?
52.4 O da bana şöyle dedi: Bu gördüğünün tümü,
kendisini Allah yolunda hizmete atamış olanın
gücü içindir. Böylece kontrol edebilecek ve yeryüzü üzerinde
kuvvetli hale gelecek.
52.5 Sonrada bu huzurun meleği bana cevap vererek
şöyle dedi: Birazcık bekle / sabırlı ol ve
göreceksin, Rûhların Sahibinin planladığı
üzere, orada sana tüm bilinmeyenler vahiy ile bildirilecek.
52.6 Bu gördüğün dağlar: demir dağı,
bakır dağı, gümüş dağı, altın
dağı, yumuşatılmış metal / nikel
dağı, kurşun dağı, seçilmiş
olanın önünde, ateşin karşısında eriyen
mum gibi olur ve bu gördüğün göktaşları,
yukarıdan aşağıya düşen su (yağmur
damlası) gibi onun ayağının önünde kuvvetsiz
olacaklar.
52.7 O günlerde olan olacak, böylece kimse kendini
kurtaramayacak, ne altınla, ne gümüşle, hiç kimse
kendini kurtarmaya muktedir olamayacak.
52.8 Orada savaşmak için demir olmayacak,
kuşanılacak göğüslük zırh da yok, metalin,
çinkonun / kalayın yardımı / kullanımı
da olmayacak ve kurşunda arzu edilmeyecek.
52.9 Seçilmiş olan Rûhların Sahibinin önünde ortaya
çıktığı zaman, bu (günahkârların) hepsi
yeryüzünden kaybolup yok olacaklar.
53.1 Gözlerim orada derin bir vadiyi / geçidi gördü ve o geçidin
ağzı açık bir vaziyetteydi. Arzda, denizlerde,
(gök) adalarda yaşayanların tümü, ona
bağışlar, hediyeler ve boyun eğmelerine ait
göstergelerini getirecek, ama bu derin vadiyi dolduramayacaklar.
53.2 Çünkü onlar elleriyle (doğal) yasaya aykırı
ameller işler, her yaptıkları işi,
hırsla bir çırpıda canice yaparlar, işte
onlar günahkârlar. Rûhların Sahibinin
varlığında yerle bir olacak / küle dönecek
olanlar. İşte onlar günahkârlar, yeryüzünden durmadan
kovulacak olanlar, her şeye doğru ebediyen.
53.3 Cezayı gerçekleştirecek olup, orada duran ve tüm
şeytani aletleri / silahları hazırlayan melekleri
gördüm.
53.4 Ve benimle yol alan huzurun meleğine sordum: Bu
silahlar kimler için hazırlanıyor?
53.5 O da bana şöyle dedi: Bunlar yeryüzünde hükümdar ve
güçlü olanlar için hazırlanıyor, böylece onların
vasıtasıyla helak olurlar.
53.6 Bundan sonra âdil olanlar ve seçtiği kişi, O'na
ait cemaatin ortaya çıkmasına yol açacaklar ve bu
andan itibaren Rûhların Sahibinin hakkı için onlar
engel olamayacaklar.
53.7 Bu dağlarda (gezegenlerde) dünya gibi O'nun huzurunda
olacak ve tepeleri / yüksek yerleri (de) bir su pınarı
gibi olacak. Âdil olanlar günahkârların zulmünden (uzakta)
rahata erecek / sükunet bulacaklar.
54.1 Baktım ve arzın diğer bir tarafına
doğru döndüm. Orada yanan / parlayan bir alev / enerji ile
derin bir vadiyi / yıldız geçidini gördüm.[93]
54.2 Hükümdarları ve güçlüleri buraya getirdiler ve
onları (bu) derin vadiye koydular.
54.3 Gözlerim onlar için nasıl aletler yapmakta
olduklarını orada gördü. Demirden zincirler, ölçülemez
ağırlıktaydılar.[94]
54.4 Benimle yol alan huzurun meleğine seslenerek sordum:
Bu zincirden aletler kimler için hazırlanmış?
54.5 O da bana şöyle dedi: Bunlar Azâzêl'i konuk edenler
için hazırlanmıştır. Onları hapsetmek
ve cehennemin en dip noktasının içerisine koymak için,
Rûhların Sahibinin emrettiği üzere (orada) çeneleri
sert taşlar ile kaplanacak.
54.6 O büyük günde, Mikail, Cebrail, İsrafil ve Fanuel
onların hakkından gelecek / boyun eğdirecekler ve
onları yanan ateşe ait (bir) fırınına
atacaklar. Böylece Rûhların Sahibi, işledikleri
haksızlıklara ait hesabın intikamını
alabilir. Çünkü şeytana hizmet ettiler / tâbi oldular ve
dünyada yaşayanların yoldan çıkmasına neden
oldular.
54.7 O günlerde Rûhların Sahibinin tarafından
cezaları (başlarına) gelecek ve suyun tüm
hazneleri, semaların yukarısında bulunanlar,
ayrıca semanın altında bulunan su kaynakları
ve yeryüzünün altındakilerin tümü açılacaklar.[95]
54.8 Her su ile semalardaki sular birleşecekler, ama
yukarıda (olup) semalar da bulunan sular eril ve
aşağıda yer de bulunan sular dişildir.
54.9 Sonra yeryüzünde ve semaların uç
noktalarının altında barınanlar, ortadan
kaldırılacaklar.
54.10 Bunun sayesinde kendi adaletsizliklerini, dünya üzerinde
neler yapmış olduklarını ve bu yüzden
ortadan kaldırıldıklarını bilecekler.
55.1 Bunlardan sonra Günlerin Önünde Olan (El-Evvel)
pişmanlık duydu ve şöyle dedi: Boş yere mi
dünya üzerinde olanların tümünü ortadan
kaldırdım.[96]
55.2 O kendi şahsına ait olan, Büyüklük Ölçülerinin
Kavrayamayacağı (Kebîr) ismine bakıp yemin ederek
dedi ki: Bundan sonra böyle bir şeyi, yer üzerinde
barınanların tamamına yapmayacağım. Ve
semaya bir işaret (gök kuşağı)
yerleştireceğim. O (işaret), arz üzerindeki
semalar durduğu müddetçe, Benim ile onlar arasındaki
bağlılığın ebediyen bir simgesi olacak.
55.3 Rûhların Sahibi buyurdu: Sonra Benim emrime uygun
olarak, ne zamanki keder ve ızdırap gününde meleklerin
elleri ile onların hakkından gelinmesini isterim,
bundan öncede benim öfkem ve cezam olacak. Benim öfkem ve cezam
onların (Azâzêl'e uyanların) üzerinde devam
edecek.[97]
55.4 Ey siz dünya üzerinde yaşayacak büyük hükümdarlar!,
siz Benim seçtiğim kişinin şanına,
şerefine ait tahtta oturduğunu ve Rûhların
Sahibinin hakkı için, Azâzêl ile onun
yoldaşlarını ve Azâzêl'e ait orduların
tümünü (nasıl) yargılayacak olduğunu izlemek
zorunda kalacaksınız.[98]
56.1 Orada cezayı gerçekleştirecek olan meleklere ait
orduları çıkarken, kırbaçları ayrıca
demir ve tunçtan oluşturulmuş zincirleri tutarken
gördüm.
56.2 Benimle yol alan huzurun meleğine sordum ve şöyle
dedim: Şuradakiler, kimler için (o) zincirleri tutuyorlar?
56.3 O da bana dedi ki: Her biri kendisi için belirlenmiş,
kendi sevdikleri (şeytanları) içindir. Böylece onlar o
vadideki cehennemin dibinin içerisine atılırlar.
56.4 Sonra bu vadi onların seçilmişleri ve sevdikleri
ile dolacak. Onların hayatlarının sona
ereceği gün, onların hatalarının günü
olacak, o andan itibaren onların önemi olmayacak.
56.5 O günlerde melekler hükümdar olanları
kışkırtmak için bir araya gelir ve
başlarını doğuya, Part'lar ve Med'ler
tarafındaki insanlara doğru çevirirler, böylece
rahatsız edici / karışıklık meydada
getirici bir rûh / emir onların üzerine gelir. Onları
rahatsız eder ve hükümdarlıklarından eder.
Dinlendikleri yerlerden, ininden çıkan aslan veya
sürülerinin ortasında kalmış aç kurtlar misali
ortaya çıkarlar.
56.6 Onlar çıkacaklar ve kendi seçilmiş olanlara ait
yerlerin üzerine adım atacaklar, ayrıca onlardan önce
bir harman yeri ve bir patika yol olacak.
56.7 Fakat Bana ait âdil olanların beldesi, onların
atları için engel teşkil edecek, onlar kendi
aralarında bir savaş çıkaracaklar ve onlardan
doğruluk üzerine olan (ötekilere karşı) güçlü
hale gelecek. Bir kimse komşusunu ve kardeşini
bildiğini söyleyemez, ne de bir evlat babasını
veya annesini. Onların katliamları sırasında
sayısız ceset orada olacak. Onlara ait bu ceza
boş yere / anlamsız olmayacak.[99]
56.8 O günlerde Şeol'un ağzı açılacak, onlar
da ona gömülecekler ve kendi telef oluşlarıyla
yüzleşecekler.
57.1 Ve zaman gelip geçti, bundan sonra içerisinde
(bağzı) kişilerin sürdükleri, değişik
araç sahiplerini gördüm. Doğu ve batı rüzgârları
üzerinden güneye doğru yaklaşarak / geldiler.
57.2 Onlara ait araçların çıkardıkları
sesler duyuldu. Bu gürültü patırdı
gerçekleştiği esnada, Allah'a ait semalarda olan
kimseler, olayın farkına vardılar. Yeryüzünün
destekleri bulundukları yerden kımıldadılar.
Bu yeryüzünün uçlarından, semaların sonlarına
kadar bir gün içinde duyuldu.
57.3 Onların hepsi eğilecek / çökecekler ve
Rûhların Sahibinin önünde (onun) üstünlüğünü kabul
edecekler. Bu ikinci kıssanın son kelimesidir.
-------------------------------------------------------
[78] İbrahim 14/48
[79] Ek-bilgi: Allah'ın sıfat isimlerinden olan
El-Evvel: Zamandan münezzeh olan, başlangıcı
olmayan, bağlantı: #47.3, 55.1-55.2-55.3 ilaveten
"gün" devir manasında
[80] Bakara 2/30-33, Âdemoğlu tabiri Âdem a.s.'mı
niteler.
[81] Uzaydaki ''solucan delikleri / wormholes'', boyutlar
arasında oluşan vortexler.
[82] Bakara 2/24 Tahrîm 66/6
[83] Ek-bilgi: Burada hak sahibi İdris a.s.'ma vurgu
yapmakta. İnsan neslinin devamı için
yaptığı dua, bağlantı no.26 #84.5
[84] İdris a.s.mın yaptığı duaya
karşılık Nuh'un yeryüzünde kalıcı
olarak belirlenişi, bağlantı no.13 #10.1
bağlantı no.26 #84.5
[85] Ğâşiye 88/12 Mutaffifîn 83/25-27 Rum 30/45,
Ek-bilgi: Rum 30/45deki ödüllendirme yine bu bölümde #49.3 de
anlatılan Hikmet kavramınyla
bağlantılı. Bu Kur'ân da Hicr 15/29daki Âdem
a.s.'ma verilen rûhtur. Bu sayfa da #46.3 "Bana cevap verdi ve
şöyle dedi: Bu âdemoğlu adalet sahibi"
bağlamında ve genel anlatım tüm insanlar için
bağlantı no.11, #5.8
[86] Bakara 2/30
[87] Ek-bilgi: Bağlantı no.7, #(44)28.3
[88] Hicr 15/28-29
[89] Şura 42/52 Nahl 16/1,2 İsra 17/9-39,
bağlantı bölüm no.21a #41.9 - #42.2
[90] Nûh 71/1-4
[91] Nûh 71/26
[92] Hicr 15/28-31 Bakara 2/30-33 İsra 17/84-85,
Ek-bilgi: Hikmetin, Adem a.s.ma verilişi.
[93] Ek bilgi: Teorik olarak, Çift güneş yapısı
ve Şira yıldızının bulunduğu
tarafa işaret edilmektedir.
[94] Hakka 69/32
[95] Kamer 54/11-13, Ek bilgi: Burada anlatım Nuh
Tufanına tekrardan gönderme yapmakta.
[96] Ek-bilgi: "pişmanlık duydu" ibaresinin
açılımı "memetics","mimler" genlerle
taşınan bilgiyle açıklanabilir.
Bağlantı:
HTML https://kitap.createaforum.com/english-6/memetics-184/
Ya da
Allah, zamandan münezzeh olduğundan tufandan sonraki
nesillerde İblise uyanlar olacağını
biliyordu. Örnek: Mısır firavunları.
[97] Eski kaynaklarda Azâzêl, İblisi nitelendirmektedir.
[98] Ek-bilgi: Kıssalar Kitabı 3 - #61.9 ve #61.13'de
bahsedildiği üzere yargılama ve hüküm yalnızca
Allah'a aittir. Bu durum, o görevi verdiği kişiye
istinâdendir.
[99] Ek-bilgi: Bu kıssaların kitabı 3, #60.24'de
anlatılan kendi canavarları vasıtasıyla
onların yok edilişlerine vurgu yapmaktadır.
*****************************************************