DIR Return Create A Forum - Home
---------------------------------------------------------
kitap
HTML https://kitab.createaforum.com
---------------------------------------------------------
*****************************************************
DIR Return to: EK Çalışmalar
*****************************************************
#Post#: 61--------------------------------------------------
Nuzül-i İsa
By: yazan Date: December 22, 2021, 10:54 pm
---------------------------------------------------------
Kur'an-a göre İsa a.s.mın bu dünyaya geri gelmesi söz
konusu değildir. Detaylı açıklama
aşağıda belirtilmiştir.
Ali İmran 3/55:[right][font=times new
roman]اِذْ
قَالَ
اللّٰهُ
يَا
ع۪يسٰىۤ
اِنّ۪ي
مُتَوَفّ۪&
#1610;كَ
وَرَافِعُ&
#1603;َ
اِلَيَّ
وَمُطَهِّ&
#1585;ُكَ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
وَجَاعِلُ
الَّذ۪ينَ
اتَّبَعُو&
#1603;َ
فَوْقَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوۤا
اِلٰى
يَوْمِ
الْقِيٰمَ&
#1577;ِ
ثُمَّ
اِلَيَّ
مَرْجِعُك&
#1615;مْ
فَاَحْكُم&
#1615;
بَيْنَكُم&
#1618;
ف۪يمَا
كُنْتُمْ
ف۪يهِ
تَخْتَلِف&
#1615;ونَ
[/font][/right]
O vakit Allah dedi ki: "Ey İsa, senin vefat etmeni
sağlayacağım ve seni Kendime yükselteceğim.
İmanlarını öreten/nankör/kâfirleden seni
arındıracağım. Ve sana uyup/takip edenleri
kıyam gününe dek kâfirlerden üstün tutacağım.
Sonunda dönüşünüz Bana'dır; aranızda
tartıştığınız şeyler
hakkında hükmü Ben vereceğim."
----------------------------------
Not: Bu ayette işaret edildiği üzere
ِöncelikle:[font=times new roman]
"مُتَوَفّ۪
يكَ"
[/font] İsa'nın mevt/ölüm halini sonraki[font=times
new roman]
"رَافِعُكَ
"
[/font] ise Allah'ın isa'nın ruhunu/şuurunu
kendisine yükselttiğini gayet net bir biçimde
göstermektedir. Bu yükseltilme, yukarı alınma durumu
İsa'ya özel bir durum değildir. Herkesin şuuru
ِöldüğünde semaya yükselir. Buna müteâkiben;
----------------------------------
örnekler;
A'raf 7/40:[right][font=times new
roman]اِنَّ
الَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِ&
#1606;َا
وَاسْتَكْ&
#1576;َرُوا
عَنْهَا
لَا
تُفَتَّحُ
لَهُمْ
اَبْوَابُ
السَّمَاۤ&
#1569;ِ
وَلَا
يَدْخُلُو&
#1606;َ
الْجَنَّة&
#1614;
حَتّٰى
يَلِجَ
الْجَمَلُ
ف۪ي سَمِّ
الْخِيَاط&
#1616;
وَكَذٰلِك&
#1614;
نَجْزِي
الْمُجْرِ&
#1605;۪ينَ[/font][/right]
Mutlak Surette ayetlerimizi/işaretlerimizi yalanlayan ve
onlara karşı kibirle yaklaşanlara semanın
kapıları açılmayacak ve deve/palamar iğne
deliğinden geçinceye dek onlar cennete giremeyecekler.
Suçluları bu şekilde
cezalandırır/karşılıklarını
veririz.
Zariyât 51/22:
[right][font=times new roman]وَفِي
السَّمَاء
رِزْقُكُم&
#1618;
وَمَا
تُوعَدُون&
#1614;[/font][/right]
Ve rızkınız semada ve vaad/tehdit
edilendiğiniz de (orada).
Mümin 40/15:[right][font=times new
roman]رَف۪يعُ
الدَّرَجَ&
#1575;تِ
ذُو
الْعَرْشِ
يُلْقِي
الرُّوحَ
مِنْ
اَمْرِه۪
عَلٰى مَنْ
يَشَاۤءُ
مِنْ
عِبَادِه۪
لِيُنْذِر&
#1614;
يَوْمَ
التَّلَاق&
#1616;
[/font][/right]
Rafî'dir, basamakları/değerlerin durduğu yeri
yükselten arşın Sahibi'dir. (Hak ettikleriyle)
yüzleşecekleri güne dâir uyarıda bulunulması
üzere emrinden olan rûhu hizmetkârlarından yaşamı
seçene/dilediğine indirir.
----------------------------------
Not: Ali İmran 3/55 de Allahın, İsa a.s.
yaşarken kendisiyle konuştuğunu göstermektedir.
Diğer taraftan İsa'nın takipçilerine dâir ayetler
3/113-115 ve 199 olarak aşağıda
sıralanmıştır.
----------------------------------
Ali İmran 3/113-115:[right][font=times new roman]
لَيْسُوا
سَوَاۤءً
مِنْ
اَهْلِ
الْكِتَاب&
#1616;
اُمَّةٌ
قَاۤئِمَة&
#1612;
يَتْلُونَ
اٰيَاتِ
اللّٰهِ
اٰنَاۤءَ
الَّيْلِ
وَهُمْ
يَسْجُدُو&
#1606;َ
يُؤْمِنُو&
#1606;َ
بِاللّٰهِ
وَالْيَوْ&
#1605;ِ
الْاٰخِرِ
وَيَاْمُر&
#1615;ونَ
بِالْمَعْ&
#1585;ُوفِ
وَيَنْهَو&
#1618;نَ
عَنِ
الْمُنْكَ&
#1585;ِ
وَيُسَارِ&
#1593;ُونَ
فِي
الْخَيْرَ&
#1575;تِ
وَاُوۨلٰۤ&
#1574;ِكَ
مِنَ
الصَّالِح&
#1770;ينَ
وَمَا
يَفْعَلُو&
#1575;
مِنْ
خَيْرٍ
فَلَنْ
يُكْفَرُو&
#1607;ُ
وَاللّٰهُ
عَل۪يمٌ
بِالْمُتّ&
#1614;ق۪ينَ
[/font][/right]
Onların her biri aynı değildir, kitap ehli içinde
bir zümre vardır ki (adalet ve gerçek için) ayakta
bulunurlar, akşam saatlerinde Allah'ın
ayetlerini/işaretlerini boyun büküp/secdeye vararak övgüler
içinde okurlar. Allah'a ve ahiret gününe güvenip/inanırlar.
Onlar, iyi/doğru/güzel olana katkıda bulunur ve
kötü/yalan/çirkin olanı men ederler ve
yarışırcasına iyiliklerde bulunurlar.
İşte bunlar, hayırlı işler içerisinde
bulunanlardır. Ayrıca ne iyilik ettilerse, onlara
nankörlük edilmez/karşılıksız
bırakılmazlar. Allah, takvaya
sarılıp/kötülüklerden sakınmış
olanları bilmektedir.
Ali İmran 3/199:[right][font=times new
roman]وَاِنَّ
مِنْ
اَهْلِ
الْكِتَاب&
#1616;
لَمَنْ
يُؤْمِنُ
بِاللّٰهِ
وَمَاۤ
اُنْزِلَ
اِلَيْكُم&
#1618;
وَمَاۤ
اُنْزِلَ
اِلَيْهِم&
#1618;
خَاشِع۪ين&
#1614;
لِلّٰهِ
لَا
يَشْتَرُو&
#1606;َ
بِاٰيَاتِ
اللّٰهِ
ثَمَنًا
قَل۪يلًا
اُوۨلٰۤئِ&
#1603;َ
لَهُمْ
اَجْرُهُم&
#1618;
عِنْدَ
رَبِّهِمْ
اِنَّ
اللّٰهَ
سَر۪يعُ
الْحِسَاب&
#1616;
[/font][/right]
Ve kesinlikle kitap ehli içinde, Allah'a
güvenip/inanmış olanlar vardır. Aynı zamanda
onlar, sana indirilene ve senden önce indirilmiş olana
güvenip/inanırlar. Allah'tan tüyleri ürpererek,
Allah'ın ayetlerini basit bir ücrete
karşılık satmazlar. Bunların Rabbleri
katında özgün ödülleri olacaktır ve Allah hesabı
çabuk görendir.
----------------------------------------------------------------
------------------------------------------
İsa a.s. yalanlayan yahudilerin durumu,
Nisa 4/156-159: [right][font=times new
roman]وَبِكُفْ&#
1585;ِهِمْ
وَقَوْلِه&
#1616;مْ
عَلٰى
مَرْيَمَ
بُهْتَانً&
#1575;
عَظ۪يمًاۙ
وَقَوْلِه&
#1616;مْ
اِنَّا
قَتَلْنَا
الْمَس۪يح&
#1614;
ع۪يسَى
ابْنَ
مَرْيَمَ
رَسُولَ
اللّٰهِۚ
وَمَا
قَتَلُوهُ
وَمَا
صَلَبُوهُ
وَلٰكِنْ
شُبِّهَ
لَهُمْۜ
وَاِنَّ
الَّذ۪ينَ
اخْتَلَفُ&
#1608;ا
ف۪يهِ
لَف۪ي
شَكٍّ
مِنْهُۜ
مَا لَهُمْ
بِه۪ مِنْ
عِلْمٍ
اِلَّا
اتِّبَاعَ
الظَّنِّۚ
وَمَا
قَتَلُوهُ
يَق۪ينًاۙ
بَلْ
رَفَعَهُ
اللّٰهُ
اِلَيْهِۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
عَز۪يزًا
حَك۪يمًا
وَاِنْ
مِنْ
اَهْلِ
الْكِتَاب&
#1616;
اِلَّا
لَيُؤْمِن&
#1614;نَّ
بِه۪
قَبْلَ
مَوْتِه۪ۚ
وَيَوْمَ
الْقِيٰمَ&
#1577;ِ
يَكُونُ
عَلَيْهِم&
#1618;
شَه۪يدًاۚ[
/font][/right]
Ve (olan oldu) çünkü nankördüler/imanlarının üzerini
örttüler ve Meryem'e karşı büyük/ciddi bir
bühtanı dile getirdiler, ayrıca şunu dediler:
"Kesinlike Allah'ın resulü olan, Meryemin oğlu
İsa Mesih'i biz öldürdük." Halbuki onu öldürmediler, ne de
astılar, sadece onlara benzer (biri) göründü. Onun
hakkında tartışanlar, ona dâir tam bir kuşku
içerisindeler. Ona ait net bir bilgileri/ilimleri yok, sadece
sanıya tabî oluyorlar. Lâkin Allah, onu kendisine
yükseltti/yukarı aldı. Kesinlikle onu öldürmediler.
Allah, Kuvvelerin/Üstünlüğün/Onurun Sahibi (Azîz), Hikmetin
Sahibi (Hakîm)'dir.
----------------------------------------------------------------
----------------------------------------
Yahya ve İsa arasındaki paralellik,
Meryem 19/12-15:[right][font=times new
roman]يَا
يَحْيٰى
خُذِ
الْكِتَاب&
#1614;
بِقُوَّةٍ
وَاٰتَيْن&
#1614;اهُ
الْحُكْمَ
صَبِيًّا
وَحَنَانً&
#1575;
مِنْ
لَدُنَّا
وَزَكٰوةً
وَكَانَ
تَقِيًّا
وَبَرًّا
بِوَالِدَ&
#1610;ْهِ
وَلَمْ
يَكُنْ
جَبَّارًا
عَصِيًّا
وَسَلَامٌ
عَلَيْهِ
يَوْمَ
وُلِدَ
وَيَوْمَ
يَمُوتُ
وَيَوْمَ
يُبْعَثُ
حَيًّا [/font][/right]
"Ey Yahya! Kitabı kuvveler kapsamında al / kuvvetle
tut." Sâbiîlere hükmü/hikmeti ([font=times new
roman]حِكْمَ[/font]) onla
verdik ve bir kalp yumuşaklığıyla
arındırmayı (verdik); o takvaya
sarılan/kötülüklerden sakınanlardandı. Ana
babasına karşı iyi davranan biriydi, isyankâr bir
zorba değildi. Selam/Huzur ve esenlik olsun ona,
doğduğu günde, öldüğü günde ve dirilerek
kaldırılacağı günde.
Meryem 19/31-33:[right][font=times new roman]
وَجَعَلَن&
#1770;ي
مُبَارَكً&
#1575;
اَيْنَ مَا
كُنْتُ
وَاَوْصَا&
#1606;۪ي
بِالصَّلٰ&
#1608;ةِ
وَالزَّكٰ&
#1608;ةِ
مَا دُمْتُ
حَيًّا
وَبَرًّا
بِوَالِدَ&
#1578;۪ي
وَلَمْ
يَجْعَلْن&
#1770;ي
جَبَّارًا
شَقِيًّا
وَالسَّلَ&
#1575;مُ
عَلَيَّ
يَوْمَ
وُلِدْتُ
وَيَوْمَ
اَمُوتُ
وَيَوْمَ
اُبْعَثُ
حَيًّا [/font][/right]
"Nerede olursam olayım, beni mübarek kıldı ve
bana başkalarına zekâtla desteği ve anneme iyi
davranmamı öğütledi. Ayrıca beni zorbaca davranan
bir eşkiya kılmadı. Selam/Huzur ve esenlik olsun
bana, doğduğum günde, ِöleceğim günde ve
dirilerek kalkacağım günde."
----------------------------------
Not: Bu ayetler Yahya a.s. ve İsa a.s'mın
durumlarının aynı olduğunu göstermektedir.
İlaveten Meryem suresi 31-33 ayetleri, İsa a.s.
hayattayken yaptığı konuşmadan bir kesittir.
Buna mütakiben İsa, ilk ifadesini ahirette verecektir.
----------------------------------------------------------------
----------------------------------------
Kıyam gününde Isa'nın ifade vermesi,
Ma'ide 5/116-119:[right][font=times new
roman]وَاِذْ
قَالَ
اللّٰهُ
يَا ع۪يسَى
ابْنَ
مَرْيَمَ
ءَاَنْتَ
قُلْتَ
لِلنَّاسِ
اتَّخِذُو&
#1606;۪ي
وَاُمِّيَ
اِلٰهَيْن&
#1616;
مِنْ دُونِ
اللّٰهِ
قَالَ
سُبْحَانَ&
#1603;َ
مَا
يَكُونُ
ل۪يۤ اَنْ
اَقُولَ
مَا لَيْسَ
ل۪ي
بِحَقٍّ
اِنْ
كُنْتُ
قُلْتُهُ
فَقَدْ
عَلِمْتَه&
#1615;
تَعْلَمُ
مَا ف۪ي
نَفْس۪ي
وَلَاۤ
اَعْلَمُ
مَا ف۪ي
نَفْسِكَ
اِنَّكَ
اَنْتَ
عَلَّامُ
الْغُيُوب&
#1616;
مَا
قُلْتُ
لَهُمْ
اِلَّا
مَاۤ
اَمَرْتَن&
#1770;ي
بِه۪ۤ اَنِ
اعْبُدُوا
اللّٰهَ
رَبّ۪ي
وَرَبَّكُ&
#1605;ْ
وَكُنْتُ
عَلَيْهِم&
#1618;
شَه۪يدًا
مَا دُمْتُ
ف۪يهِمْ
فَلَمَّا
تَوَفَّيْ&
#1578;َن۪ي
كُنْتَ
اَنْتَ
الرَّق۪يب&
#1614;
عَلَيْهِم&
#1618;
وَاَنْتَ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
شَه۪يدٌ
اِنْ
تُعَذِّبْ&
#1607;ُمْ
فَاِنَّهُ&
#1605;ْ
عِبَادُكَ
وَاِنْ
تَغْفِرْ
لَهُمْ
فَاِنَّكَ
اَنْتَ
الْعَز۪يز&
#1615;
الْحَك۪يم&
#1615;
قَالَ
اللّٰهُ
هٰذَا
يَوْمُ
يَنْفَعُ
الصَّادِق&
#1770;ينَ
صِدْقُهُم&
#1618;
لَهُمْ
جَنَّاتٌ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَ&
#1575;رُ
خَالِد۪ين&
#1614;
ف۪يهَاۤ
اَبَدًا
رَضِيَ
اللّٰهُ
عَنْهُمْ
وَرَضُوا
عَنْهُ
ذٰلِكَ
الْفَوْزُ
الْعَظ۪يم&
#1615;[/font][/right]Ve
o vakit Allah dedi ki: "Ey İsa, insanlara: beni ve annemi
Allah'ın çevresinden iki ilah olarak edinin mi dedin ?" O
(İsa) diyecek ki: "Tespih ederim yüceliğini/Sen
noksanlıklardan münezzehsin. Hakkım olmayan bir
şeyi söylemem, bana uygun düşmez. Şayet onu
söylemişsem, Sen onu bilirsin. Sen, nefesimde/canlı
varlığımda olanı bilirsin, ama ben Senin
nefesinde/Senin canlı varlık aleminde olanı
bilmem. Şüphesiz gaybı/tüm bilinmeyen ve
görünmeyenleri Sen bilirsin. Bana emrettiğin üzere, onlara
sadece şunu söyledim: "Benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan
Allah'a kul olun/hizmet edin. Onların arasındayken
onlara şahittim/onları görüyordum. Akabinde Sen beni
vefat ettirince, onları gözetleyen Sen oldun. Her şeye
tanıklık eden (Şehîd) Sensin. Eğer
onları azaba çarptırırsan, onlar Sana kulluk
eden/hizmetkârlarındır. Lâkin onlara merhamet
edip/bağışlarsan, şüphesiz
Kuvvelerin/Şerefin/Üstünlüğün Sahibi (Azîz)'sin,
Hikmetin Sahibi (Hakîm)'sin. Allah şunu dedi:
Doğru-dürüst/Hakkaniyetli/Adil olanlara,
doğruluklarının fayda
sağlayacağı/adalet duygusunun tecelli
edeceği gün/devirdir bu. Altlarından nehirlerin
aktığı bahçeler onlarındır. Ebediyen
kalırlar orada. Allah onlardan razı olmuş,
onlarda Allah'tan razı olmuşlardır. En büyük
başarı/kurtuluş işte budur.
----------------------------------------------------------------
----------------------------------------
Herkes bu dünyada ölür,
Enbiyâ 21/34:
[center][font=times new
roman]وَمَا
جَعَلْنَا
لِبَشَرٍ
مِّن
قَبْلِكَ
الْخُلْدَ
أَفَإِن
مِّتَّ
فَهُمُ
الْخَالِد&
#1615;ونَ[/font][/center]
[center]Ve senden önce hiçbir beşeri ölümsüz
kılmadık, şâyet sen ölünce, onlar ölümsüz mü
olacaklar?[/center]
----------------------------------------------------------------
----------------------------------------
----------------------------------------------------------------
----------------------------------------
İncil:
Matta 7:22-23
O (mahşer) gününde birçokları bana: 'Ya Rab, ya Rab!
Biz senin adınla kehanetlerde bulunmadık mı?
Senin adınla cinleri kovmadık mı? Senin
adınla birçok mucize gerçekleştirmedik mi?' diye
seslenecekler. Ve ben de müteakiben onlara açıklamada
bulunup, 'Sizi hiç tanımadım, uzak durun benden, ey
kötülüğü/adaletsizliği daim kılanlar!'
diyeceğim.
Yuhanna 18:36
İsa, Benim krallığım bu dünyaya ait
değildir diye karşılık verdi.
Krallığım bu dünyada olsaydı, yahudi
yetkililere teslim edilmemem üzere yandaşlarım
savaşırlardı. Oysa benim krallığım
buraya ait değil.
Not: İsa a.s.mı (koçu) mahşer gününde
göreceksiniz, ayrıca ebedi hayatı kazanan
kişiler, bahçede onla ve diğer seçilmiş olanlarla
yeniden karşılaşıcaklar.
----------------------------------------------------------------
----------------------------------------
Kitap:
90.28 O'nun eski haneyi kapattığı zamana kadar
(net) görmek için ayağa kalktım. O hane ile birlikte
aynı zamanda içersini sarmaladıkları
kolonların hepsini, ışınların tümünü ve
donatıları kaldırıp / çıkardılar,
ayrıca o haneyi uzaklaştırdılar ve arza /
genişliğe ait güneyde bir yerin içerisine koydular.
90.29 Koyunların Rabbi öncekinden daha yüksek ve
geniş, yeni bir haneyi getirdiği zamana dek
baktım ve onu ilk kapanmış haneye ait alanın
üzerine yerleştirdi. Onun bütün kolonları yeniydi,
süslemeleri / donatıları yeni ve
kaldırdığı önceki / eski olanlara nazaran
daha genişti. Koyunların hepsi de hanenin
ortasındaydı.
90.30 Ayrılmış olan bütün koyunların, yere
ait tüm hayvanların, semanın
kuşlarının, hepsinin çöküp / eğilerek o
koyunlara aşırı (derece) saygı gösteriyor,
onlara istirham ediyor ve onların her buyruğunu yerine
getiriyor (olduklarını) gördüm.
90.31 Ve bundan sonra o üçü, beyaz giymiş ve ilkin elimden
tutup beni yukarı getirmiş olan kimseler, onlar koçun
eliyle / mahareti ile birlikte, diğer bir yandan beni de
tutuyorlardı ve beni yukarı aldılar, ayrıca
kıyamet gerçekleşmeden önce beni o koyunların
ortasına koydular.
90.32 O koyunların hepsi beyaz, yünleri sıkı ve
temiz / saftı.
90.33 Ve yok edilmiş ve serpilmiş olanların
hepsi, tüm vahşi hayvanlar, semanın bütün
kuşları, o hanenin içerisinde bir araya toplandı
ve koyunların Rabbi fazlasıyla keyif duydu çünkü
onların hepsi iyiydi ve O'nun hanesine geri döndüler.
----------------------------------------------------------------
----------------------------------------
Sünnetullah ve Allah'ın adaleti göz önüne
alındığında, hiçbir kimsenin gökten
aşağı inip insanlığı
kurtarmayacağı âşikârdır.
(Şunu belirtmek isterim ki bunları hristiyanları
üzmek için yazmadım, sadece Kur'ana bakınca, İsa
a.s.mın dönüşü mümkün değil.)
*****************************************************