URI:
   DIR Return Create A Forum - Home
       ---------------------------------------------------------
       kitap
  HTML https://kitab.createaforum.com
       ---------------------------------------------------------
       *****************************************************
   DIR Return to: EK Çalışmalar
       *****************************************************
       #Post#: 59--------------------------------------------------
       İfade Özgürlüğü
       By: yazan Date: December 22, 2021, 10:52 pm
       ---------------------------------------------------------
       Konuşma ve ifade özgürlüğü, Kur'an-ın Zümer (39)
       Suresinde takva kavramıyla birlikte verilmiştir.
       Özgürce konuşan bireyler, aynı zamanda ِözgürce
       düşünen insanlardır. Eğer toplum da bu tarz
       insanlar olmaz ise, herkes koyun sürüsü haline gelir. Ve despot
       insanların kölesine dönerler. Kötülüklerden
       sakınmanın yöntemi, herkesin konuşması ve
       düşüncelerini net olarak söylemesidir. Bu yolla toplum da
       büyümesi muhtemel olan kötülüğün önü kesilmiş olur.
       Kur'an bunu kendi üslubu içinde mucizevî bir şekilde
       belirtmiştir. Bu suredeki ilgili ayetler
       aşağıya çıkartılmıştır:
       Zumer 39/10-20:
       [right][font=times new roman]قُلْ
       يَا
       عِبَادِ
       الَّذ۪ينَ
       اٰمَنُوا
       اتَّقُوا
       رَبَّكُمْ
       لِلَّذ۪ين&
       #1614;
       اَحْسَنُو&
       #1575;
       ف۪ي هٰذِهِ
       الدُّنْيَ&
       #1575;
       حَسَنَةٌ
       وَاَرْضُ
       اللّٰهِ
       وَاسِعَةٌ
       اِنَّمَا
       يُوَفَّى
       الصَّابِر&
       #1615;ونَ
       اَجْرَهُم&
       #1618;
       بِغَيْرِ
       حِسَابٍ
       قُلْ
       اِنّ۪يۤ
       اُمِرْتُ
       اَنْ
       اَعْبُدَ
       اللّٰهَ
       مُخْلِصًا
       لَهُ
       الدّ۪ينَ
       وَاُمِرْت&
       #1615;
       لِاَنْ
       اَكُونَ
       اَوَّلَ
       الْمُسْلِ&
       #1605;۪ينَ
       قُلْ
       اِنّ۪يۤ
       اَخَافُ
       اِنْ
       عَصَيْتُ
       رَبّ۪ي
       عَذَابَ
       يَوْمٍ
       عَظ۪يمٍ
       قُلِ
       اللّٰهَ
       اَعْبُدُ
       مُخْلِصًا
       لَهُ
       د۪ين۪ي
       فَاعْبُدُ&
       #1608;ا
       مَا
       شِئْتُمْ
       مِنْ
       دُونِه۪
       قُلْ اِنَّ
       الْخَاسِر&
       #1770;ينَ
       الَّذ۪ينَ
       خَسِرُوۤا
       اَنْفُسَه&
       #1615;مْ
       وَاَهْل۪ي&
       #1607;ِمْ
       يَوْمَ
       الْقِيٰمَ&
       #1577;ِ
       اَلَا
       ذٰلِكَ
       هُوَ
       الْخُسْرَ&
       #1575;نُ
       الْمُب۪ين&
       #1615;
       لَهُمْ
       مِنْ
       فَوْقِهِم&
       #1618;
       ظُلَلٌ
       مِنَ
       النَّارِ
       وَمِنْ
       تَحْتِهِم&
       #1618;
       ظُلَلٌ
       ذٰلِكَ
       يُخَوِّفُ
       اللّٰهُ
       بِه۪
       عِبَادَهُ
       يَا
       عِبَادِ
       فَاتَّقُو&
       #1606;ِ
       وَالَّذ۪ي&
       #1606;َ
       اجْتَنَبُ&
       #1608;ا
       الطَّاغُو&
       #1578;َ
       اَنْ
       يَعْبُدُو&
       #1607;َا
       وَاَنَابُ&
       #1608;ۤا
       اِلَى
       اللّٰهِ
       لَهُمُ
       الْبُشْرٰ&
       #1609;
       فَبَشِّرْ
       عِبَادِ
       اَلَّذ۪ين&
       #1614;
       يَسْتَمِع&
       #1615;ونَ
       الْقَوْلَ
       فَيَتَّبِ&
       #1593;ُونَ
       اَحْسَنَه&
       #1615;
       اُوۨلٰۤئِ&
       #1603;َ
       الَّذ۪ينَ
       هَدٰيهُمُ
       اللّٰهُ
       وَاُوۨلٰۤ&
       #1574;ِكَ
       هُمْ
       اُوۨلُو
       الْاَلْبَ&
       #1575;بِ
       اَفَمَنْ
       حَقَّ
       عَلَيْهِ
       كَلِمَةُ
       الْعَذَاب&
       #1616;
       اَفَاَنْت&
       #1614;
       تُنْقِذُ
       مَنْ فِي
       النَّارِ
       لٰكِنِ
       الَّذ۪ينَ
       اتَّقَوْا
       رَبَّهُمْ
       لَهُمْ
       غُرَفٌ
       مِنْ
       فَوْقِهَا
       غُرَفٌ
       مَبْنِيَّ&
       #1577;ٌ
       تَجْر۪ي
       مِنْ
       تَحْتِهَا
       الْاَنْهَ&
       #1575;رُ
       وَعْدَ
       اللّٰهِ
       لَا
       يُخْلِفُ
       اللّٰهُ
       الْم۪يعَا&
       #1583;َ[/font][/right]
       (Tarafımdan) söyle: "Ey güvenerek emek ve değer
       üreten/kullarım! Takvaya sarılın/kötülüklerden
       korunup-Rabbinizden sakının. Bu dünyada
       hayırlı/güzel işlerde bulunanlara yönelik, iyi
       (şeyler) vardır ve Allah'ın arzı
       geniş(lik)tir. Sadece sabır gösterenlere ücretleri
       hesapsız olarak iade edilir." De ki: "Şüphesiz ki bana
       Allah'a kul olarak/hizmet etmem (ve) O'nun dinine/sistemine
       yönelik samimiyet göstererek/içtenlikle yaklaşmam emredildi
       ve ben ِönceki müslümanlar gibi olmakla emrolundum." Dile
       getir: "Şâyet Rabbime karşı gelirsem, büyük bir
       günün azabından korkarım." De ki: "Ben (yanlız)
       Allah'a kulluk eder/Allah için çalışıp,
       değer üreterek hizmet edip, O'nun sistemine içtenlikle
       yaklaşırım. O'nun çevresinden/alt mertebesinden
       arzuladğınız ne ise/istediğiniz şekilde
       ona hizmet edin."Şunu da söyle: "Şüphesiz bunlar,
       kıyam gününde hüsranda olacaklar, hem
       kendi/canlarını hem de ailelerini kaybedecekler.
       Açık hüsran bu şekilde tecelli eder. Onların
       üzerlerinde ateşten gölgeler ve altlarında da gölgeler
       olacak. Allah, kullarını onunla korkutarak/ihtar
       eder."Ey kullarım, ِöyleyse Benim için takvaya
       sarılıp/kötülüklerden sakının.
       Tâguttan/Taşkınlık edenden yüz çeviren ve ona
       hizmet etmeyerek Allah'a yönelenlere müjdeler olsun, o halde
       müjde ver kullarıma! Onlar sözü dinler, en iyi/güzel
       olanına tabî olurlar, işte bunlar Allah'ın yol
       gösterdikleridir, akıllarını kullananlar da
       onlardır. (Diğer yandan) azabın kelimesi
       aleyhinde gerçekleşmiş olanı, ateşte
       bulunanı kurtarmaya senin gücün yeter mi? Lâkin takvaya
       sarılarak-Rablerinden sakınanlar, üst üste inşa
       edilmiş hanelere sahip olacaklar, altlarından da
       nehirler akacaktır. Bu, Allah'ın vaad ettiğidir.
       Allah, o vaadinden dönmez.
       *****************************************************