DIR Return Create A Forum - Home
---------------------------------------------------------
kitap
HTML https://kitab.createaforum.com
---------------------------------------------------------
*****************************************************
DIR Return to: EK Çalışmalar
*****************************************************
#Post#: 43--------------------------------------------------
Lügat
DIR By: yazan
Date: December 22, 2021, 10:32 pm
---------------------------------------------------------
Kitapta Kullanılan Kelimelerin Anlamları:
Ahiret / Sonraki: İnsana ait "rûhun / şuûrun" bu
dünyadan sonra gideceği mekan.
Ateş: Aramicede ܢܽܘܪܳܐ
'Nuro': 'Ateş / Enerji / Işık' nhar/nhura (nhr)
formlarına da bakınız . Bu kelimenin benzer ve
türevleri arapça ve ibranicede mevcut. Örnek:
نار نور
אוּר
מְנוֹרָה
Arz: Genişlik, enlem. Ahireti nitelemek için
kullanıldığında, güneşten saturne kadar
olan alan. İlahi metinlerde daima enlem (arz) ve boylam
(semalar) şeklinde ikili düzlemde anlatılır.
Dâimon: Karanlığa düşen cin melekleri, onlardan
olan veya onlarla bağlantılı olan şeylere
verilen ad demonik.
Deveran: Semavi Çark.
Din: Ekosistem, Tabiat / Doğa ve Kozmik kanunların
tümü, yaşamı daim kılan sistem.
Doğu ve Batı: Bu sözcükler yerine göre doğu /
doğuş / başlangıç batı /
batış / son anlamına gelmektedir.
El: Barındırdığı kuvveler
kapsamındaki yetenek, her hangi bir unsuru sergilemekte
olan maharet.
Fâni Olanlar: "Gegenes" etimolojisi eski yunancadır,
anlamı dünyevi / fâni olanlar. Sınırı
aşan melekler ile âdemoğullarının genlerinin
karışmasıyla ortaya çıkan melez ırk. Bu
varlıkların ahiret bağlantıları yoktu.
O yüzden tufanla yok edildiklerinde yeryüzünden silindiler.
Gün: Görecelik ifade eden süreç / zaman kavramı, devir.
Kıyame / Kıyam-et: Ayağa kalkmak, bu kelime
ahiretteki süreci nitelemek için de kullanılır.
Kutsal: Allah'a ait olan. Örnek: Aramice:
ܩܘܕܫܐ Qad'iyşe;
İbranice:
קָדוֹשׁ; Qadoş;
Arapça: قدوس Qudüs.
Melek: Yapı ve şekil değiştiren formlar,
kuvveler, yaratılmış alemin yapı
taşları, yönlendiren melekeleri.
Merkavah: Semadaki çarklarla bağlantı kuran
ışıksal beden aracı.
Messih: Yağ ile mesh edilmiş olan. Kökeni aramice:
yağdan, arapça: mesh'den gelir. Bir şeyin yağ ile
kaplanması veya el ve ayakların su ile mesh edilmesi
gibi. Örnek: Adem ve İsa. a.s.
Nefis: Kökeni "nefes" ten gelerek oluşan canlı
varlık, felsefi olarak nefes alınarak edinilen ego /
benlik. Yaşam kapsamında irtibatlı olsalarda, Ruh
ve Nefs aynı şey değildir.
Öküz: Şuûrlu varlık.
Rab: Rabo / Rabba (aramice): Büyük, bir şeyin
karşısında bilgi olarak kuşatılamayan
büyüklükte olan. Rab (arapça): Sahip / Efendi / Sistemi Yöneten;
Rabboni (ibranice): Bilgiyi veren, öğreten.
Ruh'ul Kudüs / İlah'a ait olan emir: "Ol" emrinin
açılımı ve devamı olaraktan hikmet
kavramı, yaşamın ve ilmin emri.
Sadık: Âdil ve doğru sözlü olan, hak sahibi. Örnek:
İbranice: Tsadik'im: Âdil olanlar, gerçeğe sadakatini
koruyanlar. Arapça: Sadık: Doğru sözlü, samimi,
hakkaniyetli kimse.
Selam / İslam: Huzur ve esenlik, ve müteakiben
barış. Bir kimsenin veya var edilen şeyin
bünyesinde huzur yok ise, barış kavramının
vuku bulması da gerçekleşmez. Bu sebepten dolayı
kitapta "slm / selam / şalom / şlomo" huzur ve esenlik
olarak geçmektedir.
Şeytan: Mülk ve güç için kullanılan yalan, doğru
düzgün olmayan, kıvrılan yolları kullanan ve bu
tarz fiileri gerçekleştirenlere verilen ad, "şeytan /
sürüngen".
Yasa: Tabiat / Doğa Yasaları - Kainat kitabındaki
kanunlarının tümü.
Yüz: Müşahit olup algılanan şey, Algı -
Örnek: İlah'ın yüzü: İlah'ın
algısı. Yeryüzü: Genişliğin / Yerin
algısı.
19* Havva'nın Yaratılışı
Bereşit/Yaratılış 2:21
[right]וַיַּפֵּל
יְהוָה
אֱלֹהִים
תַּרְדֵּמָה
עַל-הָאָדָם,
וַיִּישָׁן;
וַיִּקַּח,
אַחַת
מִצַּלְעֹתָיו,
וַיִּסְגֹּר
בָּשָׂר,
תַּחְתֶּנָּה[/right]
[b]Çeviri: Ve İlah'ın melekûtu/YHWH adamın derin
bir uykuya dalmasına neden oldu ve o uykuya daldı.
Onun bir tarafını aldı ve O, ona ait yeri etle
kaplayarak/örttü.
מִצַּלְעֹתָ֔יו:
Ona ait taraf/Onun tarafının bir yüzü. Bu kelime,
nefsin bir tarafına işaret eder. Kur'an ve Tevrat'a
bir arada baktığımız zaman, topraktaki bir
döllenmiş yumurtadan canlı varlık/nefs yani
Adem/Adam yaratılıyor ve o nefsin diğer
tarafından, Havva yaratıldı.
Bazı dil bilgileri ve din adamları, bu sözcüğü,
kaburga kemiği manasına gelmediğini geçmişte
belirtmişlerdir; Taraf/Kısım manasına delil
olarak, aynı kelimenin kullanıldığına
dair bir örnek, Mısır'dan Çıkış
26:20'de bulunmakta: "Ve konutun diğer
tarafı/yanı
(וּלְצֶ֧לַע).
Daha fazla detay için Gen. Rabbah 8:1, Eruvin 18a, Ber. 61a.
bakabilirsiniz.
Diğer bir mana da Adem ve Havva'nın karakter
farklılıkları için öngörülmüştür. Aynı
zamanda erkek ve kadına ait birlikteliğin sonsuza
kadar devam edeceğinin işareti.
Kur'an-ı Hakîm'den buna örnekler:
A`raf 7:189
[right][right]هُوَ
الَّذ۪ي
خَلَقَكُمْ
مِنْ
نَفْسٍ
وَاحِدَةٍ
وَجَعَلَ
مِنْهَا
زَوْجَهَا
لِيَسْكُنَ
اِلَيْهَاۚ
فَلَمَّا
تَغَشّٰيهَا
حَمَلَتْ
حَمْلًا
خَف۪يفًا
فَمَرَّتْ
بِه۪ۚ
فَلَمَّٓا
اَثْقَلَتْ
دَعَوَا
اللّٰهَ
رَبَّهُمَا
لَئِنْ
اٰتَيْتَنَا
صَالِحًا
لَنَكُونَنَّ
مِنَ
الشَّاكِر۪ينَ[/right][/right]
Sizleri tek bir nef(e)sten/candan tasarlayarak/yaratan O'dur.
Eşini de o nefsten yarattı ki, biri diğerinin
yanında rahat edip/sükûnet bulsun. Erkek onu sarınca
hafif bir yük yüklenir. Onunla gezerek dolaşır. Yükü
ağırlaşınca ikisi de Rableri olan Allaha
(şu şekilde) yalvarırlar: Bize iyi huylu birini
verirsen, şükredenlerden olacağız.
Nisa 4:1[right]يَٓا
اَيُّهَا
النَّاسُ
اتَّقُوا
رَبَّكُمُ
الَّذ۪ي
خَلَقَكُمْ
مِنْ
نَفْسٍ
وَاحِدَةٍ
وَخَلَقَ
مِنْهَا
زَوْجَهَا
وَبَثَّ
مِنْهُمَا
رِجَالًا
كَث۪يرًا
وَنِسَٓاءًۚ
وَاتَّقُوا
اللّٰهَ
الَّذ۪ي
تَسَٓاءَلُونَ
بِه۪
وَالْاَرْحَامَۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
كَانَ
عَلَيْكُمْ
رَق۪يبًا[/right]
Ey insanlar! Kötülüğe yaklaşmayın/takvaya
sarılıp-Rabbinizden sakının, Sizleri tek
bir nef(e)sten/candan yarattı, ondan eşini
tasarlayıp/yarattı ve ikisinden de birçok erkek ve
kadınlar üreterek/yaydı. Ve takvaya
sarılıp-Allah'tan sakının da, Adına
birbirinizden dileklerde bulunun ve rahîmlere kötülük etmeyin.
Şüphesiz Allah, aleyhinize/üzerinize gözcü olan
(Rakîb)'dir.
Burda kullanılan "ha" zamiri zaten nefs olduğunu
açıkça gösterir, dişil zamir.
وَخَلَقَ
مِنْهَا
زَوْجَهَا
*****************************************************
Page 1 of 1