DIR Return Create A Forum - Home
---------------------------------------------------------
kitap
HTML https://kitab.createaforum.com
---------------------------------------------------------
*****************************************************
DIR Return to: EK Çalışmalar
*****************************************************
#Post#: 42--------------------------------------------------
İdol Şeytanları
By: yazan Date: December 22, 2021, 10:31 pm
---------------------------------------------------------
İnsanlığın geçmişinde, taştan,
altından veya her hangi bir maddeden yapılan put ve
heykeller zaman içerisinde anlamsız kaldılar. Ama o
alışkanlık şekil değiştirerek süre
geldi. İnsanlar ya ölmüş kişileri
abarttılar, ya da özel anlamlar yükledikler yaşayan
kimseleri övme yoluna gittiler ve sonuç olarak bu
alışkanlık devam etti. "İdol
dâimonu/şeytanı" diye anılan bu kavram, millâttan
önce yaygın şekilde kullanıldı. Benzer
şekilde Kur'an da anlatılan elçiler hep
yüceltilmiş isimlere karşı mücadele ettiler.
Aslına bakarsanız, her toplum da
abartılmış kişiler ve onlara ait isimler
hâlâ mevcut bulunuyor.
Tâbir, Ginza Rabba kitabından alınma ve metnin içinde
beraber anıldığı kavramlar şu
şekilde sıralanıyor: Büyücü ruhban/papazlar,
katiller, mağdur kimseleri kesip koparan ruhbanlar,
küçümseyerek/küçük düşürenler, şeytanî işaret
çıkaranlar, her tür şeytanla kötü iş yapanlar,
tılsımcı/muskacılar ve son olarak "idol
şeytanları". Birlikte anıldığı
kavramlar fazlasıyla rahatsızlık verici ve
negatif özellikler taşıyor. Bunun elbette ki mâkul bir
sebebi var.
İdol temelli akımlar, toplumsal yapı içinde
zıt kutupta idollerin çıkmasına neden olurlar.
Çıkan her putlaştırılmış,
dokunulmaz, abartılmış kişilik, diğer
düşüncenin kendi idolünü yaratmasına neden olur. Bu
geçmiş zaman da ve şimdi de var olan önemli
sorunlardan biridir.
Toplumda huzur, sevgi ve anlayış, insanların
birbirleriyle olan ilişkilerine ve âmellerine
dayanması gerekirken, atalarına/ecdadına ve
putlaştırılmış/yarı İlah'a
döndürülmüş nebîlere veya geçmişte hayırlı
işler yapmış kişilere
dayandırılır. Bu durum, insanın
özgürlüğünü tam manasıyla elinden alır,
düşünemez, tartışamaz, her hangi bir şeyin
doğruluğunu bulamaz hale getirir ve bireysel hürriyet,
şahısların haberi dâhi olmadan
anlamını/geçerliliğini yitirir.
[center]--------------------------------------------------------
----------------------------------------------------------------
------------------------------[/center]
Hud Peygamberin mücadelesinden bir alıntı;
A'râf 7/70-71[right][font=times new
roman]قَالُٓوا
اَجِئْتَن&
#1614;ا
لِنَعْبُد&
#1614;
اللّٰهَ
وَحْدَهُ
وَنَذَرَ
مَا كَانَ
يَعْبُدُ
اٰبَٓاؤُ۬&
#1606;َاۚ
فَأْتِنَا
بِمَا
تَعِدُنَٓ&
#1575;
اِنْ
كُنْتَ
مِنَ
الصَّادِق&
#1770;ينَ
قَالَ قَدْ
وَقَعَ
عَلَيْكُم&
#1618;
مِنْ
رَبِّكُمْ
رِجْسٌ
وَغَضَبٌۜ
اَتُجَادِ&
#1604;ُونَن۪ي
ف۪ٓي
اَسْمَٓاء&
#1613;
سَمَّيْتُ&
#1605;ُوهَٓا
اَنْتُمْ
وَاٰبَٓاؤ&
#1615;۬كُمْ
مَا
نَزَّلَ
اللّٰهُ
بِهَا مِنْ
سُلْطَانٍ&
#1756;
فَانْتَظِ&
#1585;ُٓوا
اِنّ۪ي
مَعَكُمْ
مِنَ
الْمُنْتَ&
#1592;ِر۪ينَ
[/font][/right]
Şunu dediler: Sen, sadece Allaha kul olup/hizmet edelim
de, atalarımızın hizmet etmekte
olduklarını terk edelim diye mi bize geldin? Eğer
doğru sözlü isen, haydi! getir bize tehdit ettiğin
şeyi.
(Hûd) dedi: Rabbinizden bir azapla gazap vaka haline
gelmiştir! Haklarında Allahın hiçbir
egemenlik/saltanat indirmediği, sadece
atalarınızın ve sizin uydurduğunuz
birtakım isimler hakkında mı benimle
çekişiyorsunuz? Bekleyin bakalım, sizinle beraber ben
de bekleyenlerdenim.
Muhammed a.s.dan iki açıklama;
Necm 53/23[right][font=times new
roman]إِنْ هِيَ
إِلَّا
أَسْمَاء
سَمَّيْتُ&
#1605;ُوهَا
أَنتُمْ
وَآبَاؤُك&
#1615;م
مَّا
أَنزَلَ
اللَّهُ
بِهَا مِن
سُلْطَانٍ
إِن
يَتَّبِعُ&
#1608;نَ
إِلَّا
الظَّنَّ
وَمَا
تَهْوَى
الْأَنفُس&
#1615;
وَلَقَدْ
جَاءهُم
مِّن
رَّبِّهِم&
#1615;
الْهُدَى
[/font][/right]O (isimler/kutsanmış kişiler)
ancak sizin ve atalarınızın
adlandırdığı, Allâh'ın hiçbir
saltanatlık indirmediği isimlerden ibaret! Onlar ancak
zanla nefeslerin hoşlandığı kuruntulara tâbî
olurlar. Andolsun ki Rablerinden hidayet onlara geldi.
Ahkâf 46 - 9:
[font=times new roman]قُلْ
مَا كُنتُ
بِدْعًا
مِّنْ
الرُّسُلِ
وَمَا
أَدْرِي
مَا
يُفْعَلُ
بِي وَلَا
بِكُمْ
إِنْ
أَتَّبِعُ
إِلَّا مَا
يُوحَى
إِلَيَّ
وَمَا
أَنَا
إِلَّا
نَذِيرٌ
مُّبِينٌ[/font]
De ki: Resullerden farklı şeyler söyleyen biri
değilim. Bana ve size ne yapılacağını
bilmem. Bana vahiy edilen dışında kalana uymam!
Ve açıkça uyarıda bulunandan başka biri de
değilim!"
bir örnekte Yusuf a.s.dan;
Yusuf 12/38-40[right][font=times new
roman]وَاتَّبَ&#
1593;ْتُ
مِلَّةَ
آبَآئِي
إِبْرَاهِ&
#1610;مَ
وَإِسْحَق&
#1614;
وَيَعْقُو&
#1576;َ
مَا كَانَ
لَنَا أَن
نُّشْرِكَ
بِاللّهِ
مِن شَيْءٍ
ذَلِكَ مِن
فَضْلِ
اللّهِ
عَلَيْنَا
وَعَلَى
النَّاسِ
وَلَكِنَّ
أَكْثَرَ
النَّاسِ
لاَ
يَشْكُرُو&
#1606;َ
يَا
صَاحِبَيِ
السِّجْنِ
أَأَرْبَا&
#1576;ٌ
مُّتَفَرّ&
#1616;قُونَ
خَيْرٌ
أَمِ
اللّهُ
الْوَاحِد&
#1615;
الْقَهَّا&
#1585;ُ
مَا
تَعْبُدُو&
#1606;َ
مِن
دُونِهِ
إِلاَّ
أَسْمَاء
سَمَّيْتُ&
#1605;ُوهَا
أَنتُمْ
وَآبَآؤُك&
#1615;م
مَّا
أَنزَلَ
اللّهُ
بِهَا مِن
سُلْطَانٍ
إِنِ
الْحُكْمُ
إِلاَّ
لِلّهِ
أَمَرَ
أَلاَّ
تَعْبُدُو&
#1575;ْ
إِلاَّ
إِيَّاهُ
ذَلِكَ
الدِّينُ
الْقَيِّم&
#1615;
وَلَكِنَّ
أَكْثَرَ
النَّاسِ
لاَ
يَعْلَمُو&
#1606;َ[/font][/right]
Ben, atam ibrahim'in, ishak'ın ve yakub'un milletine
tâbîyim. Bizim Allah'a bir şeyi şirk
koşmamız/ortak tutmamız yoktur. İşte bu
Allah'ın, bizim ve insanlar üzerindeki lütfudur. Lâkin
insanların çoğu şükretmezler.
Ey zindan ahalisi! Birden fazla Rab/Efendiler edinmek mi daha
hayırlı, yoksa Özelliklerinde Ayrı, Yegane/Tek
Olan (Vâhid) ve Kahredici (Kahhar) Olan Allah mı?
Sizin O'nun alt mertebesinden/çevresinden hizmet etmekte
olduğunuz, atalarınızla sizin
adlandırdığınız isimlerden
başkası değil. Allah, ِöyle bir
egemenlik/sultanlar sistemi indirmemiştir. Allah'ın
dışında hüküm verecek yoktur/Hüküm yanlız
Allah'a aittir. O, sadece kendisine kul
olmanızı/hizmet etmenizi emretti. İşte
sağlam/süre gelen din/sistem budur. Ama insanların
çokları bilmezler."
diğer bir örnek;
Ra'd 13/16[right][font=times new
roman]قُلْ مَنْ
رَبُّ
السَّمٰوَ&
#1575;تِ
وَالْاَرْ&
#1590;ِ
قُلِ
اللّٰهُ
قُلْ
اَفَاتَّخ&
#1614;ذْتُمْ
مِنْ
دُونِه۪ۤ
اَوْلِيَا&
#1764;ءَ
لَا
يَمْلِكُو&
#1606;َ
لِاَنْفُس&
#1616;هِمْ
نَفْعًا
وَلَا
ضَرًّا
قُلْ هَلْ
يَسْتَوِي
الْاَعْمٰ&
#1609;
وَالْبَص۪&
#1610;رُ
اَمْ هَلْ
تَسْتَوِي
الظُّلُمَ&
#1575;تُ
وَالنُّور&
#1615;
اَمْ
جَعَلُوا
لِلّٰهِ
شُرَكَاۤء&
#1614;
خَلَقُوا
كَخَلْقِه&
#1770;
فَتَشَابَ&
#1607;َ
الْخَلْقُ
عَلَيْهِم&
#1618;
قُلِ
اللّٰهُ
خَالِقُ
كُلِّ
شَيْءٍ
وَهُوَ
الْوَاحِد&
#1615;
الْقَهَّا&
#1585;ُ
[/font][/right]
De ki: Semaların ve arzın/yeryüzünün Rabbi/Sahibi
kim? De ki: Allah'tır. O'nun yanında evliya/dost mu
edindiniz? Bunların, kendi nefislerine bile ne yararı
vardır ne de zararı. Şunu söyle (onlara): Gören
ile kör yahut ışık ile karanlık bir midir?
Yahut Allah'ın tasarlayıp/yarattığına
benzer tasarlayabilen yaratıcılar buldular da
yaratılanlar/yaratılış onlara benzeşir
mi geldi? De ki: Herşeyi yaratan Allah'tır. O
Özelliklerinde Ayrı, Yegane Olan (Vâhid) ve Kahredici Olan
(Kâhhar)'dır.
son ِörnek;
Kehf 18/102-106[right][font=times new roman]
اَفَحَسِب&
#1614;
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوۤا
اَنْ
يَتَّخِذُ&
#1608;ا
عِبَاد۪ي
مِنْ
دُون۪يۤ
اَوْلِيَا&
#1764;ءَ
اِنَّاۤ
اَعْتَدْن&
#1614;ا
جَهَنَّمَ
لِلْكَافِ&
#1585;۪ينَ
نُزُلًا
قُلْ هَلْ
نُنَبِّئُ&
#1603;ُمْ
بِالْاَخْ&
#1587;َر۪ينَ
اَعْمَالً&
#1575;
اَلَّذ۪ين&
#1614;
ضَلَّ
سَعْيُهُم&
#1618;
فِي
الْحَيٰوة&
#1616;
الدُّنْيَ&
#1575;
وَهُمْ
يَحْسَبُو&
#1606;َ
اَنَّهُمْ
يُحْسِنُو&
#1606;َ
صُنْعًا
اُوۨلٰۤئِ&
#1603;َ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
بِاٰيَاتِ
رَبِّهِمْ
وَلِقَاۤئ&
#1616;ه۪
فَحَبِطَت&
#1618;
اَعْمَالُ&
#1607;ُمْ
فَلَا
نُق۪يمُ
لَهُمْ
يَوْمَ
الْقِيٰمَ&
#1577;ِ
وَزْنًا
ذٰلِكَ
جَزَاۤؤُۨ&
#1607;ُمْ
جَهَنَّمُ
بِمَا
كَفَرُوا
وَاتَّخَذ&
#1615;وۤا
اٰيَات۪ي
وَرُسُل۪ي
هُزُوًا
[/font][/right]
İmânlarını ِörten/nankör/kâfirler, Benim
alt mertebemden bazı kullarımı evliya/dost
edineceklerini mi zannettiler? Kâfirler için cehennemi bir
barınak olarak hazır ettik. Şunu de (onlara):
Amelleri bakımından hüsrana uğrayanları
haber vereyim mi size? O kimselerin dünyevî hayattaki
çabalamaları boşa gitmiş/sıfıra
inmiştir. Onlarsa hâlâ güzel iş
yaptıklarını sanırlar. Bunlar, Rabbin
ayetleriyle O'na kavuşmayı inkâr ettiler de, âmelleri
boşa gitti. Bu sebepten dolayı, kıyam günü
onlara değer verilmez. İşte böyledir,
cezaları/karşılıkları cehennemdir.
Çünkü hakîkatin üzerini örtüp/nankörlük ettiler,
işaretlerimi ve resullerimi eğlence edindiler.
[center]--------------------------------------------------------
----------------------------------------------------------------
------------------------------[/center]
Gözardı edilmemesi gereken diğer bir husus, idol
şeytanlarının çarkı nasıl
döndürdükleridir. Öncelikle bireyin bir yüce
kılınmış idole sahip olması
sağlanır, bu kişi zaman ilerledikçe kendi
nefsinin kölesine döner, çünkü alt yapısı önceden
hazırlanmıştır; ilaveten kapitalizm ve
tüketim toplumu içinde, yaptıkları her
yanlış iş bu tarz kişilere normal gelmeye
başlar. Çünkü asıl amaç, kendi nefsinin güttüğü
önemli veya büyük adam olma arzusudur. Zenginleşmek
mal-mülk sahibi olmak, insanların alkışları,
etrafındaki şeyleri kontrol altında tutma
hastalığına yakalanmaları ve daha
sayılabilecek bir çok emarelerden dolayı Kur'an bu
tarz kişilere ilişkin olarak amellerin
sıfıra inmesinden bahseder. Bunların, iyi/güzel
iş diye adlandırdıklarının neredeyse
tümü kendi nefsi arzularından kaynaklanan
kuruntulardır.
Geçmişte vahiy almış, önemli şeyler
yapmış, bilimsel alanda bir başarı elde
etmiş veya Allah'ın ayetlerini insanlara anlatmaya
çalışmış insanları sevmek ve saygı
duymak elbette ki doğaldır. Unutulmaması gereken
şey, o kimselerin aldıkları vahiyleri anlamak,
yahut düşüncelerini gözden geçirmektir! Çünkü
doğru/gerçek fikirler asla yenik düşmezler.
Abartmaların, dokunulmaz kılmaların, hayali
kurgularla idoller yaratmanın tamamı gereksizdir.
Toplumsal sıkıntılara/çöküşlere neden
olurlar.
*****************************************************