URI:
   DIR Return Create A Forum - Home
       ---------------------------------------------------------
       ilhakil
  HTML https://ilhakil.createaforum.com
       ---------------------------------------------------------
       *****************************************************
   DIR Return to: Bookmarks ( Site Tanıtımları )
       *****************************************************
       #Post#: 13970--------------------------------------------------
       İzale-i Şuyu Davaları, Paylı Mülkiyetin
       Tasfiyesi ve Adana Ortaklığın Giderilmesi
       Avukatı
   DIR By: admin
       Date: July 31, 2026, 7:31 pm
       ---------------------------------------------------------
       İzale-i Şuyu Davaları, Paylı Mülkiyetin
       Tasfiyesi ve Adana Ortaklığın Giderilmesi
       Avukatı
       Eşya hukukunun en karmaşık, toplumsal ve ekonomik
       açıdan en çok uyuşmazlık doğuran
       alanlarından biri, birden fazla kişinin aynı
       taşınmaz veya taşınır mal üzerinde hak
       sahibi olduğu paylı (hisseli) mülkiyet ve
       elbirliği (iştirak halinde) mülkiyeti rejimleridir.
       Genellikle kanuni miras yoluyla intikal eden aile mülklerinde,
       ortak terekelerde, ticari ortaklıklarla iktisap edilen
       gayrimenkullerde veya kat karşılığı
       inşaat projelerinde ortaya çıkan bu mülkiyet
       modelleri, zamanla taraflar arasında yönetilmesi son derece
       güç kriz alanlarına dönüşebilmektedir.
       Hissedarların gayrimenkulün kullanımı,
       kiralanması, elde edilen semerelerin (gelirlerin)
       paylaşılması, bakım masraflarının
       karşılanması veya üçüncü kişilere
       devredilmesi hususlarında tamamen aynı iradede
       birleşmesi oldukça güçtür. Paydaşlar arasındaki
       iletişimsizlik veya çıkar çatışmaları,
       ilgili malın atıl kalmasına, ekonomik
       değerini kaybetmesine ve tarafların Anayasa ile
       korunan mülkiyet haklarından dilediklerince
       yararlanamamalarına yol açar.
       Türk Medeni Kanunu’nun 698. maddesi ve devamı ile kanun
       koyucu, "hiç kimsenin süresiz olarak ortaklık durumunda
       kalmaya zorlanamayacağı" evrensel hukuk ilkesini
       benimsemiştir. Kanundaki özel kısıtlamalar, akdi
       taahhütler veya rızai taksim engelleri saklı kalmak
       kaydıyla, hissedarlardan her biri istediği an tek
       taraflı bir irade beyanıyla yargı merciine
       başvurarak ortaklığın giderilmesi (eski
       hukuki deyimiyle izale-i şuyu) davası ikame edebilir.
       Bu dava türü, mülkiyet ilişkisindeki belirsizliği
       ortadan kaldıran, taraflara payları
       karşılığında aynen mal veya nakdi bedel
       kazandıran yenilik doğurucu bir yargılama
       sürecidir.
       Dava Öncesi Rızai Taksim Yolu ve Hukuki Nitelikleri
       Yargılama sürecinin külfetlerine, zaman kaybına ve
       dava masraflarına katlanmak istemeyen paydaşlar için
       en rasyonel ve hızlı çözüm yolu "rızai
       taksim"dir. Bütün paydaşların bir araya gelerek
       taşınmazın kimin tarafından, ne şekilde
       kullanılacağını veya nasıl
       bölüşüleceğini yazılı veya resmi bir
       sözleşmeyle karara bağlaması mümkündür.
       Paylı mülkiyete konu taşınmazlarda rızai
       taksim sözleşmesinin geçerliliği, tüm
       hissedarların oy birliğiyle katılımına
       ve devredilecek ayni haklar söz konusu ise tapu sicil
       müdürlüğünde resmi şekilde yapılmasına veya
       noter onaylı düzenlenmesine bağlıdır.
       Ancak uygulamada, özellikle hissedar sayısının
       onlarca kişiye ulaştığı,
       mirasçıların farklı şehirlerde veya yurt
       dışında ikamet ettiği, ya da taraflar
       arasında geçmişten gelen husumetlerin bulunduğu
       vakalarda rızai taksim sağlamak
       imkansızlaşmaktadır. Tek bir paydaşın
       dahi imzadan imtina etmesi veya uzlaşmaya
       yanaşmaması, söz konusu anlaşmayı hukuken
       geçersiz kılar. İşte bu kilitlenme
       noktalarında, yargı gücü
       aracılığıyla mahkemeye
       başvurulması tek yasal seçenek haline gelir.
       Mahkeme Tarafından Uygulanan İki Temel Tasfiye Yöntemi
       Ortaklığın giderilmesi davalarında görevli
       mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olup, hakim tarafların
       taleplerini, taşınmazın niteliklerini ve mevzuat
       engellerini inceleyerek tasfiyeyi iki temel yöntemden biriyle
       gerçekleştirir:
       Aynen Taksim Yoluyla Ortaklığın Giderilmesi
       (Fiziki Bölüşüm):
       Kanunun öncelikle tercih ettiği ve mülkiyetin aynen
       korunmasını hedefleyen yoldur. Davada taraflardan
       birinin dahi aynen taksim talebinde bulunması durumunda
       hakim, taşınmazın fiziken parçalara
       ayrılıp ayrı parseller halinde hissedarlara
       dağıtılmasının mümkün olup
       olmadığını re'sen incelemekle yükümlüdür. Bu
       incelemede bilirkişi heyeti (harita mühendisleri,
       gayrimenkul değerleme uzmanları, ziraat mühendisleri)
       marifetiyle keşif yapılır.
       Taşınmazın yüzölçümü, konumu, geometrik
       yapısı, paydaş sayısı ve erişim
       imkanları göz önüne alınır. Bölüşüm
       sonucunda oluşan parsellerin değerleri arasında
       bir dengesizlik veya eşitliksiz bulunması halinde,
       eksik değerdeki parçayı alan tarafa diğer tarafça
       para (ivaz) ödenmesi suretiyle denkleştirme
       sağlanır.
       Satış Suretiyle Ortaklığın
       Giderilmesi (İcra/Satış Memurluğu
       İhalesi):
       Taşınmazın fiziken bölünmesinin hukuken veya
       fiilen imkansız olduğu, imar düzenlemelerine
       aykırılık teşkil ettiği ya da aynen
       bölünme halinde malın toplam değerinde fahiş bir
       azalma meydana geleceğinin tespit edildiği durumlarda
       uygulanan yöntemdir. Bu halde mahkeme, taşınmazın
       üzerindeki tüm şerh ve takyidatlardan
       arındırılarak veya mevcut durumuyla genel kurul
       kararı doğrultusunda mahkemenin Satış
       Memurluğu marifetiyle açık artırma usulüyle
       satılmasına karar verir. İhale sonucunda elde
       edilen nakit bedel, icra-satış masrafları ve
       rüçhanlı alacaklar düşüldükten sonra payları
       oranında hissedarların banka hesaplarına
       aktarılır.
       Aynen Taksime Engel Olan Özel Mevzuat ve İmar
       Kısıtlamaları
       Yargılama esnasında taraflar taşınmazın
       bölüşülmesini ne kadar arzu ederlerse etsinler, emredici
       kanun hükümleri aynen taksime engel oluşturabilir.
       Uygulamada davaların satış kararıyla
       sonuçlanmasına yol açan başlıca kanuni
       kısıtlamalar şunlardır:
       5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi
       Kullanımı Kanunu: Tarım arazilerinin mirasen veya
       satış yoluyla ufalmasını engellemek
       amacıyla asgari tarımsal arazi büyüklükleri ve "yeter
       gelirli tarımsal arazi büyüklüğü"
       sınırları getirilmiştir. Belirlenen bu
       metrekarelerin altındaki tarım parsellerinin fiziken
       bölünmesi ve ayrı tapulara bağlanması yasal
       olarak yasaktır.
       3194 Sayılı İmar Kanunu ve İmar
       Yönetmelikleri: Şehir içi konut, ticari veya sanayi
       parsellerinde belediyelerin imar planlarında öngörülen
       minimum ifraz (bölünme) şartları mevcuttur.
       Örneğin; cephe genişliği, derinlik veya toplam
       parsel alanı sınırın altında kalan
       yerlerde imar müdürlükleri ifraz ruhsatı vermemektedir.
       Paydaş Sayısının
       Fazlalığı: Taşınmazın metrekare
       olarak büyük olması durumunda dahi paydaş
       sayısının çok fazla olması halinde, herkese
       bağımsız ve kullanılabilir bir parçanın
       düşmemesi aynen taksimi imkansız kılar.
       Taşınmaz Üzerindeki Muhdesat İddiaları ve
       Süreç Yansımaları
       İzale-i şuyu yargılamalarında süreci en çok
       uzatan ve karmaşıklaştıran husus "muhdesat"
       iddialarıdır. Muhdesat; bir arsa veya arazi üzerinde
       yer alan bina, tesis, fabrika, çit, kuyu veya dikili
       ağaçlar gibi bütünleyici parçaları (mütemmim cüz)
       ifade eder. Hissedarlardan biri veya birkaçı,
       taşınmaz üzerindeki yapının veya dikili
       meyve bahçesinin sadece kendi kişisel imkanlarıyla,
       kendi sermayesiyle inşa edildiğini/dikildiğini
       ileri sürebilir.
       Eğer bu muhdesat iddiası diğer tüm paydaşlar
       tarafından mahkeme huzurunda açıkça kabul edilirse,
       mahkeme satış bedelinin
       dağıtımında oranlama (oran kurma) metodunu
       uygular. Arsanın çıplak değeri ile üzerindeki
       yapının değeri ayrı ayrı
       hesaplanır ve satış sonrasında elde edilen
       gelirin bina/dikili ağaç kısmına tekabül eden
       miktarı sadece muhdesat sahibine, arsa payına
       düşen miktar ise tüm paydaşlara hisseleri
       oranında dağıtılır.
       Ancak diğer paydaşlar bu iddiayı reddeder veya
       iddiaya sessiz kalırsa, Sulh Hukuk Mahkemesi bu
       uyuşmazlığı çözmeye yetkili değildir.
       Mahkeme, muhdesat iddiasında bulunan tarafa Asliye Hukuk
       Mahkemesi'nde "muhdesatın tespiti davası" açması
       için kesin süre verir. Açılan bu tespit davası,
       ortaklığın giderilmesi dosyasında "bekletici
       mesele" yapılır. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki
       yargılama kesinleşinceye kadar izale-i şuyu
       davası durdurulur. Bu durum davanın süresini
       yıllarca uzatabilmektedir.
       İhale Aşaması, Kıymet Takdirine İtiraz
       ve Önalım Hakları
       Mahkemenin satış kararı kesinleştikten sonra
       dosya Satış Memurluğuna tevdi edilir. İhale
       sürecinde atılacak adımlar şöyle özetlenebilir:
       Bilirkişi Kıymet Takdiri ve İtiraz:
       Satış memurluğu bünyesinde görevlendirilen
       bilirkişiler taşınmazın güncel piyasa rayiç
       değerini belirler. Hazırlanan kıymet takdiri
       raporu tüm taraflara tebliğ edilir. Tebliğden itibaren
       7 gün içinde rapora karşı İcra Hukuk Mahkemesi
       nezdinde "kıymet takdirine itiraz davası"
       açılabilir.
       İhalenin Yapılması: Satışlar
       elektronik ortamda (esatis.uyap.gov.tr) açık artırma
       usulüyle yürütülür. İlk artırmada taşınmaz,
       biçilen rayiç değerin %50'si artı satış
       masrafları üzerinden teklife açılır.
       İhaleye Katılım Kapsamı: Kural olarak
       ihaleye herkes katılabilir. Ancak tüm paydaşların
       oy birliğiyle karar alması halinde, ihalenin sadece
       hissedarlar arasında yapılmasına da mahkemece
       karar verilebilir.
       İhalenin Feshi Davaları: İhale sürecinde
       usulsüzlük yapıldığı, tebligatların
       eksik gönderildiği veya ihaleye fesat
       karıştırıldığı
       iddialarıyla satış tarihinden itibaren yasal
       süreler içinde İcra Hukuk Mahkemesi'nde "ihalenin feshi
       davası" açılması mümkündür.
       Adana Coğrafi Dinamikleri ve Adana
       Ortaklığın Giderilmesi Avukatı Desteği
       Çukurova’nın kalbinde yer alan Adana ili; nesiller boyu
       intikali tamamlanmamış geniş tarım
       arazileri, kentsel dönüşüm sürecindeki hisseli konut
       stokları, Seyhan, Yüreğir, Çukurova ve Sarıçam
       ilçelerindeki yüksek değerli arsa parselleri sebebiyle
       ortaklığın giderilmesi davlerinin son derece
       yoğun görüldüğü bir alandır. Yüzlerce
       mirasçının taraf olduğu Çukurova tarım
       parsellerinde taraf teşkili sağlamak, yurt
       dışı adreslerine tebligat çıkarmak, vesayet
       altındaki mirasçılar için kayyım atamak veya
       yetki belgeleri almak ciddi bir usuli birikim gerektirir.
       Sulh Hukuk Mahkemeleri nezdinde yürütülen bu yargılamalarda
       usuli bir hata yapılması (örneğin bir
       mirasçının davaya dahil edilmemesi), tüm
       yargılama sürecinin ve yapılan ihalenin
       sakatlanmasına yol açar. Hak kaybına uğramamak,
       taşınmazın gerçek piyasa değerinin
       altında satılmasını engellemek, muhdesat
       iddialarını doğru yönetmek ve ihale
       aşamasında stratejik hamleler yapmak adına
       deneyimli bir Adana Ortaklığın Giderilmesi
       Avukatı
  HTML https://sumerhukuk.com/adana-ortakligin-giderilmesi-avukati/<br
       />hukuki rehberli&#287;inde hareket etmek büyük önem
       ta&#351;&#305;maktad&#305;r. Sümer Hukuk Bürosu, hisseli
       mülkiyet uyu&#351;mazl&#305;klar&#305;n&#305;n çözümü,
       r&#305;zai taksim müzakereleri ve izale-i &#351;uyu
       davalar&#305;n&#305;n tüm a&#351;amalar&#305;nda müvekkillerine
       analitik, &#351;effaf ve sonuç odakl&#305;
       dan&#305;&#351;manl&#305;k hizmeti sunar. Süreçlere ve kurumsal
       detaylara sumerhukuk.com web adresi üzerinden rahatl&#305;kla
       eri&#351;ilebilir.
       Hisseli mülkiyet rejimi, do&#287;ru yönetilmedi&#287;inde
       payda&#351;lar için ciddi bir maddi ve manevi yük haline
       gelebilir. &#304;ster uzla&#351;ma yoluyla r&#305;zai taksim
       sa&#287;lans&#305;n ister mahkeme kanal&#305;yla izale-i
       &#351;uyu davas&#305; yürütülsün; temel amaç ayni hak üzerindeki
       belirsizli&#287;e son vererek mülkiyetin nakde veya müstakil
       tapuya dönü&#351;türülmesidir. Kanuni haklar&#305;n süresi
       içerisinde ve do&#287;ru hukuki argümanlarla savunulmas&#305;,
       taraflar&#305;n mülkiyet haklar&#305;n&#305; en üst düzeyde
       koruma alt&#305;na alacakt&#305;r.
       *****************************************************
       Page 1 of 1